BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA ÜRETKENDİR, PAYLAŞILMAYAN BİLGİ BATAKLIKTAKİ HAZİNE GİBİDİR.
Siteme Hoş Geldiniz Adil DURUSU
   
  SİTEME HOŞ GELDİNİZ Adil DURUSU
  Samsun Öncesi Bilinmeyen 6 Ay
 

TAP TANITIMI ( CUMHURİYET KİTAP,SAYI:997,06.11.2008)

Samsun Öncesi Bilinmeyen 6 AY-İş

gal, Hüzün ve Hazırlık

Cumhuriyet Kitapları

/ 480 s.

Alev Coşkun'la 'Samsun Öncesi Bilinmeyen 6 AY'

Çarpıcı gerçekler

Osmanlı İmparatorluğu dağılıp yer yer işgal edilirken, Mustafa Kemal nasıl oldu da Samsun'a gitti? Samsun'a ayak basar basmaz hemen bir ay sonra nasıl oldu da ünlü Amasya ihtilal bildirisini yayımladı, daha sonraki birkaç ay içinde Erzurum ve Sıvas kongrelerini gerçekleştirebildi? Nasıl oldu da Kuvayı Milliye'yi canlandırdı? Nasıl oldu da Anadolu'daki çoban ateşlerini bir araya getirebildi? Genç yaşında Yıldırım Orduları Komutanlığı rütbesine kadar yükselen Mustafa Kemal, Osmanlı devletinin ateşkesi kabul ettiği ve 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Antlaşması'ndan 14 gün sonra 13 Ekim 1918'de İstanbul'a geldi, 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı. Arada geçen 6 ayda neler gördü, neler yaptı? Alev Coşkun'un yeni kitabı Samsun Öncesi Bilinmeyen 6 AY-İşgal, Hüzün ve Hazırlık'ta Kurtuluş Savaşı ve Atatürk hakkında bilmediklerimizi açıklıyor. Devrime ve Ata'ya saygımızı daha da pekiştirecek perde arkası gelişmeleri ortaya çıkarıyor. Son dönemlerde alternatif tarih yaratma gayretlerine hız veren kimi çevrelerin asılsız iddialarını somut belgeler ışığında çürütüyor.

 

'Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir.Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikatinsanlığı şaşırtacak mahiyet alır...'Mustafa Kemal Atatürk

-Mustafa Kemal'in İstanbul'da geçirdiği o 6 ayda kaçırılan noktaya açıklık getiriyorsunuz kitabınıza başlarken...

- Evet, Mustafa Kemal, Anadolu'da girişeceği büyük Anadolu İhtilali'ni bu sırada düşündü ve planladı. O nedenle bu 6 ay bilinmeden Anadolu'da gerçekleştirilen anti-emperyalist Anadolu İhtilali tam olarak anlaşılamaz, özümsenemez.

İncelemeyi yapmamızın ikinci sebebi ise, son yıllarda, kendilerine 'ikinci Cumhuriyetçi', 'liberal' ya da 'dinci' adı verilen kesimin kimi yazarlarının genel olarak Mustafa Kemal'in yaptıklarını küçümsemek için olur olmaz iddialar ortaya atmaları...Ulusal savaşın önemini azaltmak, orasından burasından kemirerek ve soru işaretleri yaratarak Atatürk'ü küçültmek, karşılığında özellikle son Padişah Vahdettin'i yüceltmek yolunu tutuyorlar.

- Alternatif tarih yazma gayreti' Atatürk'ün Anadolu'ya gidişini çarpıtarak başlıyorlar buna...

- Düpedüz yalana sığınmış durumdalar. Yenilir yutulur şeyler değil' Onlara göre, 'Mustafa Kemal, Samsun'a giderken geniş yetkilerle donatıldı; bu yetkileri ona veren Padişah Vahdettin aslında Anadolu'da milli mücadeleyi başlatmak amacını taşıyordu...' Alçakça iddialar böyle de bitmiyor; işte: 'Mustafa Kemal İngiliz ajanıydı, onun için kolaylıkla Samsun'a gidebildi' ya da 'Diğer arkadaşları (Ali Fuat ve Karabekir) daha önce Anadolu'ya geçtiler, Atatürk Anadolu'ya geçişte geç kaldı' ve bunun gibi deli saçması birçok iddia'

- 'Milli Mücadelemizle ilgili bilgilerimizin yeterince derine gitmediğini gördüm' diyorsunuz kitabınızda...

- Bunu konularla ilgili belgeler üzerinde incelemeler yaparken, Atatürk'e verilen ve geniş yetkilerle donatılmış kararnamenin, padişah tarafından değil Atatürk'ün bizzat kendisi tarafından oluşturulduğunu, kararnamenin önemli noktalarını Atatürk'ün bizzat dikte ettirip yazdırdığını saptadığım zaman anladım.

ŞOK BİLGİLER

İnanılması güç bir diğer nokta şudur: Atatürk, Mondros Ateşkesi'nden sonra Osmanlı devletini düştüğü zor durumdan kurtarmak için harbiye nazırı (savaş bakanı) olmak istiyordu. Bunun altında yatan temel nedenleri ortaya çıkarmaya çalışırken, Atatürk'ün son çare olarak Padişah Vahdettin'i Anadolu'ya geçirip, milli mücadeleyi padişahla birlikte yönetmek istediği gerçeğiyle karşılaşınca, birçok noktayı henüz bilmediğimize kanaat getirdim. Bunları kaçımız biliyorduk.Atatürk Nutuk'a '1919 yılı Mayıs'ının 19'uncu günü Samsun'a çıktım' cümlesiyle başlar ve 1927 yılına kadarki dönemi belgeleriyle ortaya koyar. Oysa Atatürk'ün Samsun'a gitmeden önce işte o 6 ay kaldığı mütareke İstanbulu'ndaki yaşamı, çok önemlidir. Ancak, bu konuda ayrıntılı bir inceleme de yoktur. Türkler, 1919-1922 arasında, tüm mazlum milletlere örnek olan, emperyalist işgalcilere karşı ilk direniş ve bağımsızlık savaşını gerçekleştirdiler. Bu büyük destansı savaş okullarda temel olarak şöyle öğretiliyor:Atatürk 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı, Erzurum ve Sıvas kongrelerini topladı, TBMM'yi Ankara'da açmayı başardı. Düzenli ordu kuruldu, üç yıla yakın süren savaşlar sonunda ordumuz zafer kazanarak vatanı kurtardı. Bu kadar'

HEY GİDİ ÇOBAN ATEŞLERİ'

-Yasak savar gibi'

-Yani, ellerinde olsa onu da yazmayacaklar neredeyse.. Osmanlı İmparatorluğu dağılıp yer yer işgal edilirken, Mustafa Kemal nasıl oldu da Samsun'a gitti? Samsun'a ayak basar basmaz hemen bir ay sonra nasıl oldu da ünlü Amasya İhtilal Bildirisi'ni yayımladı. Sonraki birkaç ay içinde Erzurum ve Sıvas kongrelerini nasıl gerçekleştirebildi? Nasıl oldu da Kuvayı Milliye'yi canlandırdı? Nasıl oldu da Anadolu'daki çoban ateşlerini bir araya getirebildi? Bunların altyapısı neydi? Genç yaşında Yıldırım Orduları Komutanlığı rütbesine kadar yükselen Mustafa Kemal, Osmanlı devletinin ateşkesi kabul ettiği ve 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Antlaşması'ndan 14 gün sonra 13 Ekim 1918'de İstanbul'a geldi, 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrıldı.

- Dolu dolu 6 ay...

.- Dolu dolu... Ve ölesiye zor, acı' Mustafa Kemal bu 6 ayda İstanbul'da ne yaptı? Bir yandan düşkünlüğün, yoksulluğun, öte yandan her türlü eğlencenin yan yana kol gezdiği mütareke İstanbulu'nda vur patlasın çal oynasın vakit mi geçirdi, yoksa Anadolu'da yapacağı çalışmaları mı planladı? Şu sorular da çok önemli ve çok ilginçtir. Atatürk bu dönemde harbiye nazırı olmak istiyordu. Neden? Bu dönemde gerçekten Vahdettin'in kızı Sabiha Sultan'la evlenmek istedi mi? Yoksa padişah mı, Mustafa Kemal'i saraya damat almak istiyordu? İstanbul'da eski politikacılar, askerler İttihat ve Terakki liderleri İngilizlerin baskısıyla Osmanlı hükümeti tarafından tutuklanırken Mustafa Kemal neden tutuklanmadı? Bu tutuklanmalardan nasıl kurtuldu? Yoksa bazı şeriatçı yazarların alçakça iddia ettikleri gibi Mustafa Kemal bir İngiliz ajanı mıydı? İşte kitapta bu sorulara açıklık getiriyoruz. Ama belgelere dayanarak

.- Kitabınızda İtalyanlarla ilgili önemli bir iddia var...

- Evet, Mustafa Kemal'in işgalci İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlarla ilişkileri nasıldı? İtalyanlar, Ege bölgesinde Mustafa Kemal ve arkadaşlarına para ve silah verip Yunanlılara karşı milis örgütü kurması için öneride bulundular mı? Bu inanılması güç iddia gerçek midir? Eğer gerçekse altyapısı ve gerekçeleri nelerdir? İşte kitabımız bu sorulara yanıt arıyor. Belgelere dayanarak da yanıt veriyor. İnanılması güç ama İtalyanlar resmen Mustafa Kemal'e bu konuda öneride bulunuyorlar. Bu kitap, yıllar süren derin ve sabırlı bir incelemenin ürünüdür. Her yargının, her iddianın altında da muhakkak dipnot vardır, muhakkak belge vardır..

.- Kaynakları birazdan konuşmak üzere, diyorsunuz ki Atatürk'ün Anadolu'da yapacağı eylemin detayı İstanbul'da kaldığı bu 6 ayda biçimlendi....

- Hem biçimlendi, hem nitelik kazandı. Bu dönemde birçok temas, birçok toplantı, birçok görüşme, birçok girişim yapıldı, birçok ilişki kuruldu. Mustafa Kemal bu dönemde İttihat Terakki Partisi ve İttihat Terakki'ye tam karşıt olan Hürriyet ve İtilaf Partisi ileri gelenleriyle de ilişkiler kurdu. Anadolu'dan gelen komutanlarla, Trakya'dan gelen örgütlerle görüştü. Basınla ilişkilerine özel önem verdi. Minber adını taşıyan bir gazetenin ortağı oldu, geri planda başyazarlığını yaptı. Yabancılarla ilişki kurmaktan kaçınmadı. İngilizlerle, İtalyanlarla görüşmekten geri durmadı. Padişah Vahdettin'le ilişkisini koparmadı, bu 6 ay içinde padişahla 6 kez konuştu.

AŞAMA AŞAMA DEVRİM

- Aşama aşama' İstanbul'daki bu faaliyetleri üç aşamada görmenin mümkün olduğunu da yazıyorsunuz..

- İlki siyasal girişimlerdir ve elbette çok önemlidir. Burada, Mustafa Kemal hükümete girip harbiye nazırı olmak için çalışmalar yapmıştır. Yasal yollardan siyasal girişimlerde bulunmuştur. Sivil giysileriyle meclise gitmiş, milletvekilleriyle toplantılar yapmıştır. Sivil yöntemlerle harbiye nazırı olamayacağı anlaşılınca İkinci aşamaya geçildi. Nedir İkinci aşama?İkinci aşama, 'ihtilalci darbe girişimleri'dir. Birinci yolun olanaksızlığı anlaşılınca, Mustafa Kemal ve arkadaşları ihtilalci metotlara yönelmişlerdir. Hükümeti darbe yaparak devirmek ve Kuvayı Milliyecilerden, ulusalcılardan oluşan bir hükümetin oluşmasını sağlamak için ihtilalci yöntemler aramışlardır. Bunu gerçekleştirmek için bir İhtilal Komitesi kurmuşlardır. Ancak bu yoldan kısa sürede vazgeçildi. Zaten İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan işgal güçlerinin işgal ettiği ve casuslarının cirit attığı İstanbul'da bir askeri darbenin başarılı olması mümkün değildi. Üçüncü aşama da Anadolu'ya geçiş kararıdır.

'ATATÜRK YAŞASA ERGENEKON İDDİANAMESİNDEYDİ'

- 'Bir gün dört müşterek arkadaşla birlikte, epeyce tartıştıktan sonra, ihtilalci bir komite kurmaya karar verdik ve ihtilalci önlemler düşünmeye başladık: Padişahı değiştirmek, kabineyi düşürmek, yeni bir hükümet teşkil ederek daha azimli hareketlere başvurmak gibi' diye yazan Atatürk bugün yaşasaydı Ergenekon İddianamesi'nde adı geçerdi yani?

- Ona ne şüphe!

- Kimseyle ipleri koparmıyor Mustafa Kemal... Dost, düşman demeden mekik diplomasisi sürdürüyor yine de..

.- Tabi eşzamanlı ve iç içe olarak özellikle padişah, İngilizler, İtalyanlar, eski politikacılar, gazeteciler, eski komutanlar, genç subaylarla ilişkisini canlı tutmuş hep. Bir yandan Vahdettin'le de ilişkiler daim. Saraya damat olma konuları gündeme çıkarken, öte yandan güzelliği ve kültür düzeyi kabul görmüş, saraya mensup, Vahdettin'in kız kardeşinin torunu Prenses Mevhibe Celalettin ile belki de çok ileri bir dostluk yaşadılar. Onu da zaman zaman bilgi toplamak için görevlendirmiştir

.- Casusluk değil mi?

- Evet Prenses resmen bilgi taşımıştır. Mustafa Kemal yaşamının bu 6 ayında en çok siyasetle uğraştı ve en çok bu 6 ayda siyasetin acımasız ve hain yüzüyle karşı karşıya geldi. Bu dönem bilinmeden, Anadolu'da üç yılı aşkın süren Ulusal Bağımsızlık Savaşı'nın altyapısı anlaşılamaz, özümsenemez.

- Bu pek fazla bilinmediğine dikkat çektiğiniz 6 aya, o noktaya Mustafa Kemal birdenbire gelmedi elbette'

- Mustafa Kemal'in hayatında en önemli devrelerden biri Çanakkale Savaşlarında çok büyük bir başarı kazanıp, çok genç yaşta general olmasıdır. Oradan 1. Dünya Savaşı'nın sonu yani Mondros Ateşkesi'ne kadar olan dönem var ki, orada da başarılı bir Osmanlı subayı. Mondros Ateşkesi'nden hemen sonra İstanbul'a geliyor ve 13 Kasım 1918'den 16 Mayıs 1919'a kadar 6 aylık döneme geliyoruz. Mondros Ateşkesi'nden sonra Mustafa Kemal Osmanlı Yıldırım Orduları Komutanı oldu. Ama bu komutanlığı sadece 12 gün sürüyor. Nedeni İngilizleri durdurmak istemesi. İskenderun'a girmek isteyen İngiliz askerlerine silahla karşı çıkılması emrini veriyor. Onun için kendisini görevden alırlar.İstanbul'a 13 Kasım 1918 günü gelir ve talihin, kaderin çok acı bir cilvesi, geldiği gün Mondros Ateşkesi nedeniyle İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan gemileri İstanbul'a girmektedir. Hatta Haydarpaşa Garı'na çıktığı zaman bu gemilerin geçişi nedeniyle 3.5 saat karşıya geçemiyor. Tarifsiz bir acı bu' Öyle bir insan ki aynı gemileri Çanakkale'de durduran kumandan. Şimdi ise o gemiler önünden bir tümen disipliniyle geçiyor ve Dolmabahçe önünde demirliyor. Bu olayla başlıyor ve işte bu bilinmeyen olaylı 6 ayın üzerinde duruyoruz kitapta.

İŞGALİ, ATEŞİ, İHANETİ GÖREN KUMANDAN

'Şişli'deki evimde yeni durumu düşünüyordum. İstanbul sokakları İtilaf devletlerinin süngülü askerleriyle dolmuştu. Boğaziçi, toplarını sağa sola çeviren düşman zırhlılarıyla, lacivert sularını göstermeyecek kadar örtülüydü. Herkes ancak pek zorunlu ihtiyaçları için evlerinden çıkabiliyor, sokaklarda akla ve hayale gelmeyen hakaretlere uğramamak için caddelerin duvar diplerinden büzülerek, eğilerek ve korkarak yürüyebiliyorlardı. İstanbul ufuklarından yükselen şeyler, yalnız düşman sesleri, düşman hareketleri, düşman bayrak ve süngüleriydi.' İşgali görmek..

.- Görüyor bunu, 6 ayın en önemli tarafıdır, ateşi görüyor, ihaneti görüyor. İşgalin silahlı güçlerinin baskısı altında İstanbul'da yaşıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılışını görüyor. Durumu düzeltmek istiyor ama tabi kendisini harbiye nazırlığına getirmiyorlar. Son yıllarda 'İkinci Cumhuriyetçiler', kendilerine liberal diyenler veya dinci kesimin işte o alternatif tarih yaratmak çabaları burada da karşımıza çıkıyor. Mustafa Kemal'in yaptıklarını küçümserken, Vahdettin'i ise yüceltmek istiyorlar. Mesela diyorlar ki, 'Mustafa Kemal Samsun'a giderken geniş yetkilerle donatılmıştır. Ona bu yetkileri Vahdettin verdi çünkü Vahdettin Anadolu'da Milli Mücadele'yi yapmak istiyordu.' Başkaları da diyorlar ki, 'Mademki Mustafa Kemal, 6 ay İstanbul'da kaldı, kimse ona dokunamadı, onu kimse tutuklamadı ve gayet kolaylıkla Samsun'a gitti, acaba İngilizlerin adamı mıydı?' Hainliğe bakın ki İngilizlerin casusu demeye getiriyorlar. Şimdi biz bu incelemeyi yaparken bütün bu sorulara da yanıt veriyoruz. Her iddiaya yanıt vardır, her yanıtın belgesi vardır. Kitapta 700'den fazla dipnot kullanılmıştır.

KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN GERÇEK TARİHİ NE?

- Bu noktada kitapta adı geçen büyük bir tarihçinin tahlilini açmanızı rica ediyorum. Şimdi 'Ulusal Bağımsızlık Savaşımız' 19 Mayıs 1919 tarihiyle başlatılır, hepimiz de öyle biliriz. Ünlü tarihçi Prof. Dr. Stanford J. Shaw ise diyor ki, Türk Bağımsızlık Savaşının başlangıç tarihi Kasım 1918'dir. Neye dayanarak?

- Evet, Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye adlı iki ciltlik ve daha sonra yayımlanan İngilizce From Empire to Republic adlı 5 ciltlik eserinde kaydediyor bunu Shaw. Şöyle, Mustafa Kemal'in Mondros Ateşkesi'nden hemen sonra İstanbul hükümeti ile tartışma açması; Mondros Ateşkesi'nin koşullarına karşı çıkması; İskenderun limanına çıkacak olan İngiliz güçlerine engel olmak için silahla karşılık verilmesini emretmesi ve Suriye'deki en son Osmanlı savaşından sonra, Alman General Liman von Sanders'ı dinlemeyerek ordudan geri kalan güçleri Anadolu'ya doğru göndermesi; orada Misakı Milli'nin sınırlarını Mehmetçiğin süngüleriyle çizmesi; Ali Fuat Paşa ile görüşüp, ileriye dönük direniş örgütü kuruluşunun ilk önlemlerini alması 'Türk Bağımsızlık Savaşı'nın tohumlarının atıldığını gösteriyordu. Prof. Shaw, bu nedenle, 'İşgalin ilk günlerinde, Mustafa Kemal henüz Kilikya'dayken direnişi başlatmıştı' diyor. Eşi Türk olan ve son yıllarını Türkiye'de geçiren, 2006'da da İstanbul'da vefat eden Prof. Stanford J. Shaw, '1915'te Ermeni soykırımı olmamıştır, tarihte böyle bir şey yoktur' dediği için ABD'de Ermeniler tarafından ölümle tehdit edilmiştir.

KAYNAKLAR'

- Söyleşimize noktayı incelemenizde başvurduğunuz diğer kaynaklarınızı sorarak koyalım.

- Atatürk Nutuk'u, CHP'nin II. Kurultayı'nda 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında 6 günde okudu. Nutuk, '1919 yılı Mayıs'ın 19'uncu günü Samsun'a çıktım' cümlesiyle başlar ve 1927 yılına kadar ki dönemi kapsar. Atatürk, 19 Mayıs 1919'dan önceki döneme ait anılarını, Nutuk'tan yaklaşık bir buçuk yıl önce Hâkimiyet-i Milliye ve Milliyet gazeteleri başyazarları Falih Rıfkı Atay ve Mahmut Soydan'a yazdırmıştır. Bu anılar her iki gazetede 'Gazi Paşamızın Hatırat Sahifeleri' başlığıyla 12 Mart 1926 ve Cumhuriyet gazetesinde de 15 Mart 1926 günü yayımlanmaya başlamıştır. Bu yazı dizisi, 'İnkılabın herkesçe meçhul köşelerini bu kıymetli hatırat tenvir edecektir (aydınlatacaktır)' başlığıyla sunuldu. Atatürk, Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde bu anılar için, 'Benim anlattıklarım ve anlattıklarımı değerlendirmek için size verdiğim belgeler okunduktan sonra, bütün Türk milletini, özellikle Türk aydınlarını vicdan ve fikir hesaplaşmasına çağırmak isterim' (10 Nisan 1926) diyerek anlattıklarının önemini vurgulamıştır. Bu anılar, Nutuk'tan bir önceki dönemin aydınlatıcısı ve Nutuk'un tamamlayıcısı olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle temel kaynak olarak Atatürk'ün bu anlatımları kullanılmıştır. Kitapta ayrıca o devirde Atatürk'ün birlikte olduğu yakın arkadaşları; Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Ali Fethi Okyar, Kâzım Karabekir ve İsmet İnönü'nün anılarına dikkatle eğilinmiştir.

VE İNGİLİZ DEVLET BELGELERİ'

Ayrıca, o dönemde Padişah Vahdettin'in Başkâtibi Lütfi Simavi'nin Son Osmanlı Sarayında Gördüklerim (Örgün Yayınları) ve Ali Fuat Türkgeldi'nin Görüp İşittiklerim (TTK) adlı kitapları ile Atatürk döneminde cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği yapan ve kitabını yazarken Atatürk'le konuşup birinci elden bilgi alan Yusuf Hikmet Bayur'un Atatürk: Hayatı ve Eseri (TTK), Sadi Borak'ın Atatürk'ün İstanbul'daki Çalışmaları (1899-1919), Sabahattin Selek, Prof. Sina Akşin, Prof. Şerafettin Turan, Baki Öz ve diğer bütün Türk yazarlarının yakın tarihimizle ilgili çalışmaları ve Şevket Süreyya Aydemir'in Tek Adam adlı eseri geniş olarak kullanılmıştır.O döneme ait İngiliz Devlet Arşivi Belgeleri artık gün yüzüne çıktı. Bu belgeleri geniş olarak kullanan Alman bilim adamı Prof. Dr. Gothard Jaeschke, araştırmacı yazar Bilal Şimşir ve Prof. Dr. Salahi S. Sonyel'in kitapları da kaynak olarak ele alınmıştır.Ayrıca, Atatürk hakkında tüm yerli yazarlara ilave olarak önemli yabancı yazarların (Kinross, Mango, F. Ahmad, E. Juckher, Lewis, Villalta, Mikusch gibi) kitapları ile bu konuda yazılmış hemen bütün makaleler gözden geçirilmiş, kullanılmış ve dipnotlarda belgelendirilmiştir. Kitabımızda 700'den fazla dipnot kullanılmış, ayrıca konular, görsel malzeme, grafik ve resimlerle desteklenmiştir. Yineliyorum, bu kitap destansı Milli Mücadele'de bilinmeyen 6 ayı mercek altına almaktadır.

Samsun Öncesi Bilinmeyen 6 AY-İşgal, Hüzün ve Hazırlık/ Alev Coşkun/ Cumhuriyet Kitapları/ 480 s.

-

 
  Bugün 1031337 ziyaretçi buradaydı! Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 
 
Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu SAĞLIK VE HUZUR DOLU NİCE GÜNLERE......
Kapadokya Eğlence Merkezi Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları Submit Your Site To The Web's Top 50 Search Engines for Free! ÜRGÜP Esbelli Mahallesi Butik otelleri  Create FREE graphics at FlamingText.com

Image by FlamingText.com Check  Out My Rank On PRTracking.com!