BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA ÜRETKENDİR, PAYLAŞILMAYAN BİLGİ BATAKLIKTAKİ HAZİNE GİBİDİR.
Siteme Hoş Geldiniz Adil DURUSU
   
  SİTEME HOŞ GELDİNİZ Adil DURUSU
  İtaatsizlik Üzerine - Erich FROMM
 

KİTABIN  ADI :        İTAATSİZLİK  ÜZERİNE    

YAZARI           :        ERİCH  FROMM

 

1. Asırlar boyu krallar, derebeyleri, endüstri patronları ve ana babalar itaat etmenin bir erdem, itaatsizliğin ise ahlaksızlık olduğu tanımında direndiler. Başka bir görüş açısı sunmak için bunun yerine şu tanımı koyabiliriz: İnsanoğlunun tarihi itaatsizlikle başladı ve ne yazık ki itaatle sona erecektir. 

2. Matematik, astronomi, doğa bilimleri yirminci yüzyıla ayak uydururken toplumsal ve politik devlete ilişkin düşüncelerimiz bilim çağının çok gerisindedir. Eğer insanoğlu kendini öldürürse bunun nedeni ölüm düğmelerine basmayı emredenlere itaat etmek olacaktır. Bu da insanın korku, nefret ve hırsın ilkel tutkusuna, ayrıca milliyetçi gurura ve devlet egemenliğine itaat etmesidir. Sovyet liderleri devrimler üzerine, “özgür dünyada”  yaşayan bizlerse özgürlük üzerine çok konuşuruz. Buna rağmen onlarda, bizde itaatsizliğe karşı çıkarız. Sovyetler Birliği bunu açıkça ve zorla, bizse daha kapalı ve daha ince yöntemlerle yaparız. 

3. İnsan, yalnızca itaat ediyor ya da başkaldırmıyorsa köledir. Ama yalnızca başkaldırıyor ve itaat etmiyorsa da isyankardır. (Devrimci değil) isyan eden kişide bir ilke ya da inanç adına değil, öfkesi, incinmiş gururu ve düş kırıklığı nedeni ile davranır. 

4. Akılcı otorite akılcıdır. Çünkü burada otorite ister öğretmenin, ister bir tehlike anında buyrukları veren gemi kaptanının elinde olup, davranışlarını mantık yönetir. Mantık evrensel olduğu içinde boyun eğmeden kabullenebilir. Akıl dışı otorite ise zorlama ya da etkileme yoluna başvurmak durumundadır. Çünkü önleyebilme özgürlüğü olan hiç kimse sömürülmeye izin vermeyecektir. 

5. Devletin, kilisenin ve kamuoyunun gücüne itaat ettiği sürece kişi kendini korunaklı ve güvenli hisseder. 

6. İtaatsizlik için bir insanın yalnızlığa, yanılgıya ve suça yönelik cesaretinin olması gerekir.

7. Eğer kişi özgürlükten korkuyorsa, ne hayır demeye cüret edebilir nede itaatsiz davranmaya cesaret edebilir. İşin doğrusu özgürlük ve itaatsizlik kapasitesi ayrıştırılamazlar. Bu nedenle, özgürlüğü savunan ama itaatsizliğe karşı olan bir sosyal, politik ya da dini sistem gerçeği söyleyemez. 

8. Korkaklıkları nedeni ile kendilerini kınayamayanlar, itaatsizliği aşağılayacaklardır. 

9. İnsan artan cinsel gerilimin normal düzeye düşürülmesi olan  “zevk ilkesi”  ile yönetilen bir makinedir. 

10. Düşünceler bir kere oluşturuldu mu, toplumsal kişilikte, toplumsal ekonomik yapıda dolaylı olarak etkilenir. 

11. Ailede ve okulda başlayıp büyük düzenin etkisinde eğitimini tamamlayanlarda büyük  “düzen adamı”nın görüşleri vardır ama inançları yoktur. 

12. Tanrıların kölesi olacağına kendi taşına zincirli olmayı yeğ tut. 

13. İnsanın çekinmesine neden olan şey korkudur. Değer verdikleri inançlarının yanılsamadan başka bir şey olmadığının kanıtlanması korkusu, içinde yaşadıkları kurumların zararlı olduğunun ortaya çıkması korkusu, kendilerinin sandıklarından daha az saygıdeğer çıkması korkusu gibi. 

14. İnsanlar savaşa büyük bir çabayla karşı durabilmek için gerekli yaşama sevincinden yoksundurlar. 

15. Hümanist felsefenin temel özellikleri şunlardır : Birincisi, her birimizde bulunmayan hiçbir insani niteliği içermeyen insan ırkının birliğine yönelik inanç, İkincisi, insan onurunun değeri, Üçüncüsü, insanın kendini geliştirme ve mükemmelleştirme yetisinin önemi, Dördüncüsü, aklın, nesnelliğin ve barışın önemi.

16. İnsanı üstün bir değer olarak algılayıp, uygulamada insanın mutluluğu için en iyi koşulları yaratmaya yönelik bir düşünce sistemi olarak tanımlanır.

17. Klasik Budizm, insanın varoluşunun gerçek durumunu çözümlemesiyle başlayan insanın varoluşunun ister istemez acı çekmeye dayandığı düşüncesine varan, bu acı çekmekten arınmanın tek bir yolu olduğunu savunan ve bununda hırstan kurtulmak olduğuna inanan günümüzde varoluşu felsefe denebilecek bir düşünce sistemidir. 

18. Burada anlatılmak istenen, insanın bir başka insanı, onun yaşamış olduklarını yaşadığı ölçüde anlayabileceğidir. 

19. “İnsan kendisinin efendisi olmadıkça, kendini bağımsız olarak kabul edemez ve ancak kendi varoluşunu kendine borçlu olduğunda kendi efendisi olabilir. Başkasının desteği ile yaşayan insan kendini bağımlı varlık olarak görür.” 

20. Eğer insan karşılığında sevgi uyandırmadan severse (seven insan olarak kendini ortaya koyarken sevilen bir insan olmayı beceremiyorsa) o zaman o sevgi talihsiz ve acı sevgidir. 

21. Kendi büyük aklımızın başarısıyla duygularımızın ve ahlaki değerlerimizin gereği arasındaki uçurumu kapatabilecek miyiz ? 

22. İnsan, tek arzusu daha çok, daha  “iyi”  tüketmek olan, sonsuza dek memeden kesilmeyecek bir  “tüketici”  haline dönüştürülmüştür. 

23. Şimdiye dek, insanlık tarihinde insan, özgürce davranışında iki etkenle kısıtlanmıştır. Yasa koyucularla uygulanan baskı (özellikle muhalefeti öldürmek için kullandıkları iktidar) ve daha da önemlisi, empoze edilmeye çalışılan çalışma şartları ve sosyal varoluşu onaylamaya gönülsüz olanların açlıkla tehdit edilmesi. 

24. Özgürlük olarak algıladığımız, geniş çapta satın alma ve tüketme özgürlüğüdür.

25. Birbirleriyle rekabet eden markaların gerçekte çok farklı olmamaları nedeni ile kişi, seçme özgürlüğünün büyük gücünü hisseder.

 
  Bugün 987824 ziyaretçi buradaydı! Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 
 
Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu SAĞLIK VE HUZUR DOLU NİCE GÜNLERE......
Kapadokya Eğlence Merkezi Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları Submit Your Site To The Web's Top 50 Search Engines for Free! ÜRGÜP Esbelli Mahallesi Butik otelleri  Create FREE graphics at FlamingText.com

Image by FlamingText.com Check  Out My Rank On PRTracking.com!