BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA ÜRETKENDİR, PAYLAŞILMAYAN BİLGİ BATAKLIKTAKİ HAZİNE GİBİDİR.
Siteme Hoş Geldiniz Adil DURUSU
   
  SİTEME HOŞ GELDİNİZ Adil DURUSU
  Temel'ce
 

 

TEMEL’CE

Temel yere bir daire çizip bu dairenin içinde horon tepmeye başlamiş.  Niçin?

Kendi çapında eğlenmek için

Temel sigarasını bir metre uzunluğundaki ağızlığa takıp içiyormuş.  Niçin?

Doktoru sigaradan uzak durmasını söylediği için.

Temel her gece yatmadan önce ayaklarına böcek ilacı sıkıyormuş. Niçin?

Ayaklarında karıncalanma oldugu için

Temel eşinin yaş gününde ne almış?

Kurulanması için havlu

Temel hamile karısının çok su içmesine izin vermiyormuş.  Niçin?

Bebek yüzme bilmiyordur diye...

Temel her yemekten sonra cebine bir kaşık koyuyormus. Nicin?

Doktoru yemeklerden sonra bir kaşık almasını söylediği için.....

Temel hasmına tehdit mektuplari yazarken eldiven giymiş. Neden?

El yazısı tanınmasın diye.

Milyarder Temel'in çocukları, derslerini villalarının bahçesinde   yapıyorlarmış. Niçin?

Temel'e "zengin adamsın, çocuklarını dışarıda okut"  dedikleri için

Temel dolmakalemiyle mektup yazarken birden cok hızlı yazmaya    baslamış Neden?

Dolma kalemin mürekkebi bitmek üzereymiş....

 Temel doktorunun muayenehanesine kocaman bir fıçı ile gitmiş. Niçin?

Doktoru altı ay sonra idrarınla birlikte gel demiş.

Temel saçını ıslatmadan şampuanlıyormus. Niçin?

Şampuanın etiketinde "kuru saçlar içindir" diye yazdığı için.

Atletizim sampiyonasına katılan Temel, doping yapmasına rağmen   sonuncu olmuş. Neden?

Doping yaptığı anlaşılmasın diye.

Temel yeni satın aldığı arabasını kullanırken kahkahalarla  gülüyormus  Niçin?

Dostları güle güle kullan demiş.

Temel yeni aldığı ayakkabısını   bir hafta giymemiş Neden?

Satıcı bir hafta kadar ayağınızı sıkabilir dediği için.

APTAL

TEMELE SORMUŞLAR;

'APTAL MI OLMAK İSTERSİN, GÜZEL Mİ?' 

'APTAL' DEMİŞ TEMEL 'GÜZELLİK GEÇİCİDUR'

 

İLK GECE

TEMEL KARISI NATAŞA'YA GERDEK GECESİ SORMUŞ:

'İLK UYUDUĞUN ERKEK BEN MİYUM?'

NATAŞA:

'UYURSAN EVET!' 

 

PİYANGO

BÜYÜK İKRAMİYE ÇIKAN TEMEL'İ ÜÇ AY SONRA BAKKAL, KASAP VE BORÇLU OLDUĞU

DİĞER ESNAF YOLDA ÇEVİRMİŞ;

'ULA TEMEL, SANA İKRAMİYE ÇIKTUĞU HALDE ÜÇ AYDIR NİYE BORCUNU ÖDEMİYSUN?'

TEMEL;

'ZENCUN OLDİ, DEĞİŞTU DEMESUNLAR DİYE...'

 

İDAM MAHKUMU

İDAMA MAHKUM OLAN TEMEL'E SON ARZUSUNU SORMUSLAR;

'BENU OĞLUMIN YANUNA GÖMİN' DEMİŞ.

OĞLUNUN YAŞADIĞI ORTAYA ÇIKINCA;

'BEN BEKLERUM' DEMİŞ. 

 

CEHENNEM

TEMEL ÖLMÜŞ , CEHENNEME GİTMİŞ. KAPIDA SİLLE TOKAT KARŞILAMIŞLAR 

'PÖYLE YAPARSANUZ HİÇ ÇİMSE CELMEZ' DEMİŞ.

 

DÖNME

TEMEL İLE CEMAL EVE İKİ KADIN GETİRMİŞLER. YATMADAN ÖNCE KADINLAR ;

'SÖYLEMEDİ DEMEYİN, BİZ DÖNMEYİZ' DEMİŞLER.

TEMEL;

'HA PURA BİZİMDİR, İSTEDİĞUNUZ KADAR KALABİLURSUNUZ DA!'

 

MÜESSESE

TEMEL'İN ECZANESİNE GENÇ VE GÜZEL BİR KADIN GİRMİŞ. TARTININ ÜZERİNE ÇIKIP

PARAYI ATMIŞ, BEGENMEMİŞ, MANTO VE CEKETİNİ ÇIKARMIS VE PARA ATIP TEKRAR 

TARTILMIŞ. YİNE SIKILMIŞ, ETEĞİNİ ÇIKARINCA TEMEL ATILMIS, PARAYI ATMIŞ;

'TEVAM EDİN, PUNTAN SONRASI MÜESSESETEN'

 

OKUL KIRMA

ÖĞRETMEN TELEFONDA;

'DEMEK TEMEL HASTA, OKULA GELMEYECEK. PEKİ BEN ŞİMDİ KİMİNLE KO NUŞUYORUM?'

'PABAMLA' 

 

ÇATIŞMA

TEMEL SAVAŞTA BÜYÜK ÇATIŞMADAN SONRA, GECE SESSİZLİK SIRASINDA BİR

SİGARA ÇIKARIYOR , KİBRİTLE YAKIYOR.

ARKADAŞI HEMEN ATILIYOR;

'HEYY ! DELİ MİSİN? BU ÇOK TEHLİKELİ!'

TEMEL;

'YOK CANUM, İÇİME ÇEKMEYRUM.

 

ŞARAP

TEMEL ÇOK PARA KAZANMIŞ. AİLECE EN LÜKS LOKANTAYA GİTMİŞLER, EN PAHALI

ŞARABI SEÇİP ISMARLAMIŞ.

GARSON : 

'HANGİ YIL TERCİH EDERDİNİZ?' DİYE SORUNCA;,

'Pİ MAHZURU YOKSA HEMEN İSTEYRUM.'

  

Temel ile Fadime'yi trafık polisi durdurmuş. İkisini de emniyet kemeri takılmış görünce,
- Ya beyefendi bu gün yaptığımız kontrolda tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden 500 lira trafik ödülünü kazandınız' der.
- Ama merak ettik bu parayla ne yapacaksınız. Temel sevinçle
- 'Ne mi yapacağım... hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum der. Komiser şaşkın şaşkın
- 'Ne?.. ehliyetiniz yok mu der, Fadime olayı toparlamak için, kusura bakmayın memur bey temel içince ne dediğini bilmez' der. Komiser daha da şaşkınlıkla
- 'Ne bir de içkili misiniz diye haykırır. Arkadan yaşlı adam öne atılır ve
- 'Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum,  başumuza bi iş gelir diye. Komiser neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdruste koşa koşa gelerek
- 'Ne oldi geçtuk mi sınırı'der.
***
Temel Dursuna anlatıyor:
Bir gün yolda çok güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti.
Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve 'Benden ne istersen alabilirsin' dedi, ben de arabasını aldım.' Dursun :
-'iyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı!.'
***
Ufak bir suçtan hapse düşen Temel'in koğuş arkadaşı sık sık hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir. Adamın doktordan her gelişinde bir uzvu kesilmektedir. Bir gün bacağı, sonra kolu, eli...
Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının kulağına eğilir manalı bir gülüşle:
-Uy Hemşerim sanmaki anlamayrum, bağa öyle geliyoki galiba sen kısım kısım firar edeysun...
***
Balığa çıkacak olan Lazlar konuşuyorlarmış :
- Dün balık avladığımız yeri işaretledin mi ?
- Evet kayığa işaret koydum
- Aptal! Ya bugün başka kayıkla balığa çıkarsak ?!
***
Adamın biri Karadeniz'i gezerken bakmış bir köyde bütün koyunlar üç bacaklı. Merak etmiş ve arabasından inip çobana sormuş niye koyunlar böyle diye. Bunun üzerine çoban :
- Canımız her paça istediğinde koca koyunu kesecek değildik herhalde...
***
Karadeniz'i arabasıyla gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz.
***
Temel ve İdris sahilde gezinirken Temel'in kafasına martı sıçmış. Temel :
- Mendilin var mı
- Var da, ne yapacaksın ? Martı çoktan uzaklaştı.
***
Lazlar kahvede otururken bir arkadaşları içeri girmiş :
- Temel, senin ineklerinden pipo içen var mı ?
- Yok
- O zaman ahırın yanıyor
***
Lazlara karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış:
- Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ?
- Ben yine iyi çalışıyorum
- İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.
- E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya basladı.
***
Temel ormanda agaç kesiyormus, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temeli bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun;
-Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş,Temel de anlatmış;
- Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan ın yengesini bozmişum diye dövdü peni,
halbuki ne Doğan taniyruuum, ne de yengesuni..
***
Temel, bir haftalığına gittiği memleketten, haber vermeden erken dönünce karısını evde başka bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde taşıdığı tabancasına davranan Temel, yatakta yakaladığı adamı alnının ortasından vurur. Tabancayı tam kendi kafasına
doğrultmuşken, karısı haykırarak üzerine atlar:
- Dur Temelim, kıyma kendine!..Temel, sinirden titreyerek haykırır:
- Sus kaltak, sira sana da gelecek!..
***
Temel tarlada çalışırken çişi gelmiş, çıkarmış oraya çişini yaparken başlamış bağırmaya
-'uyy yandum!..'.Fatime kosmus yanina
-'Ula ne oldi?' Temel:
-'Ari sokti çukumi daa. 'Hemen kasabaya doktora giderler. Doktor Temelin aletini eline alır evire çevire incelerken Fadime de
yandan onlara bakmaktadır. Fadime doktorun kulağına eğilir ve der ki:
-'Toktor bey acısını al ama şişluk kalsun
***
Temel evlenir iki ay geçer ama tık yok, haber önce Hatice'nin annesine, oradan tüm mahalleye ve tabii ki Dursun'nun kulağına gelir. İlk karşılaşmada Dursun dayanamaz sorar.
-Evlilik nasıl gidiyor Temel
-Çok iyi gidiyor
-Nasıl böyle dersin tık yokmuş daha?
-Karinun henüz bir kötülüğünü görmedim ki.!!
***
Temel marangoz ama ne marangoz mesleğinin zirvesinde derken trabzona dünyanın en büyük sirki geliyor çadır direğini dikmek içinde usta bir marangoza ihtiyaç var arayıp soruşturuyorlar en iyi usta olarak temeli tavsiye ediyorlar temel sirke gelip ne iş yapılacağına bakıp takımlarını alıp geliyor ve direğin üstüne çıkıp başlıyor direği yerbağlantılarını çakmaya.. bu sırada sirkin patronu aşağıdan temeli seyrediyor derken temel birden havada iki perende üç salto atarak yere iki ayağının üstüne ve ellerini bacağının yanlarına vurarak sağlam bir şekilde düşüyor bunu gören patron içtiği puroyu yutuyor ve koşarak temelin yanına gelip aynı hareketi yapmasını ve bunun karşılığında ise çok büyük para kazanacağını anlatıyor temel ise kesinlikle olmaz diyor.. patron 20 senelik ip cambazlarının bile bu hareketi yapamadığını anlatıyor.. adam ısrar ediyor temel kabul etmiyor adam gene ısrar.. temel en sonunda adamın kulağına eğilip
- ula hemşerim benim her sefer aynı hareketi yapmam için direğin tepesinde çekiçle s...min  başına mı vurmam lazım....
***
Temel ile tursin askerde eğitimlerini paraşütçülük üzerine yapıyorlardı.Komutan:
- Bu bir deneme atlayışıdır, şimdi herkes sırayla atlayacaktır sonra aşağıda buluşma yerine gidip diğerlerini bekleyecektir, eğer paraşüt açılmazsa fazla telaş yapmayın ikinci paraşütü deneyin der ve herkesi teker teker atlatır. Temel birinci paraşütü çeker açılmaz o
anda ordan geçen Dursuna bağırır:
- Ula Tursun paraşüt açilmiy der. Dursun soguk bir kanlılıkla yedeği çek der. Temel onuda dener oda açılmaz. Temel Dursuna  bağırır:
- Ula yedeğide çektum oda açilmiy, galiba yere çakilip öleceğum Dursun der. Dursun Temeli şöyle bir süzer ver derki:
- Ula Temel hiç korkma haçen bu sadece denemedur.
***
Temel bir gün yolda yürürken Dursunla karşılaşmış. Dursun:
- ooo temel dükkan açık çırakta dışarı çıkmış' demiş. Temel de
- dün akşam o beni rezil etti, bu günde ben onu rezil ediyorum' demiş.

***
Adamın biri beynini değişmek ister. Bunun için bir beyin doktoruna gider... Doktor fiyat listesini gösterir.. Listede şunlar
gözükür...1 Astronot beyni 25.000  1 Profesör beyni 50.000  1 Karadenizli beyni 1.000.000Adam listeye baktıktan sonra karadenizli beyninin neden pahalı olduğunu merak eder ve doktora sorar.. Doktor şöyle yanıt verir.
- Bir astoronot öldürüyoruz iki beyin çıkıyor, bir profesör öldürüyoruz 5 beyin çıkıyor ancak 100 karadenizliden ancak bir beyin çıkıyor. ***
Temel, New York'taki gökdelenlerden birinin 53. katında çalışırken aniden ayağı kaymış ve aşağı doğru uçmaya başlamış... 52, 51, 50, 49, 48... Katları yıldırım hızıyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1'inci kata geldiğinde kafasından şimşek gibi şu düşünceler geçmiş:
- Sağa çok şükür Tanrum, haburaya kadar sağ sağlim celduk... Birinci kattan düşsen de nasil olsa pişeycukler olmaz.
***
Yargıç  otomobil çalmak suçundan sanık olarak karşısına getirilen Temel'e sordu:
- Otomobil çalmışsın, bunu neden yaptın söyler misin?
- Sahibi yok sanmiştum...
- Peki, sahibi olmadığı kanısına nereden vardın?
- Mezarluğun önine parkedimuşti  da...
***
Temel Fadimeye demiş ki; 'Fadime, bu akşam bize gel. Evde kimse olmayacak.'
Fadime akşam gelmiş kapıyı çalmış çalmış kimse açmamış...
***
Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya başlar. Sırtını keselemeye gelen annesi sorar :
- Oğlum kafanı ıslatmıyacak mısın ?.. Temel cevap verir :
- Yok anne bu şampuan kuru saçlar izinmiş !..
***
Bizim Temel birgün elinde bir çantayla havaalanına geliyor. Havaalanındaki güvenlik alanından geçerken tarama yapan alet alarm
çalıyor, bunun üzerine güvenlik görevlisi Temel'e soruyor:
- Çantanızda ne var? Temel:
- Kuş yemi var diyor. Gorevli:
- O zaman bir daha geçin bakalım diyor ve Temel tekrar geçiyor ama alet yine ötüyor bunun üzerine görevli Temel'e çantasını açmasını söylüyor ve Temel çantayı açınca görevli çantada mücevher, altın, saat gibi değerli şeylerin olduğunu görüyor ve
Temel'e soruyor:
- Hani kuş yemi vardı çantada? Temel:
- Valla ben bunları götürüp kuşun önüne koyuyorum ister yer ister yemez...
***
Temel, seyahate çıkmış. Uzun zaman evinden ayrı kalmış. Bir akşam bir kente gelip küçük bir otele inmiş. Odasına yerleştikten sonra, aşağıya telefon etmiş. Telefonu otelin sahibi açmış. Temel, ne istediğini söylemiş:
- Bana bir fahişe bulup gönderin. Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmış. Otelin sahibi şaşırmış. Yanında duran karısına dönmüş:
- Demin gelen müşteri kadın istiyor...' Otelin sahibinin karısı öfkeden deliye dönmüş:
- Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o müşteriye ağzının payını ver...'Otel sahibi, müşteriye ağzının payını
verme fikrini pek tutmamış: 'Adama ne söyleyeceğim karıcım, bir terbiyesizlik eder, başım derde girer...'Kadın çok sinirliymiş:
- Sen gitmezsen, ben gider söylerim...'Ve, hışımla merdivenleri çıkıp Temel'in ağzının payını vermeye gitmiş. Kocası da aşağıda bekliyormuş. Yukardan gürültüler gelmeye başlamış. Onbeş yirmi dakika sonra Temel aşağıya inmiş. Üstü başı yırtılmış, yüzü tırmıklanmış...Otelcinin yanına gidip bir güzel çıkışmış:
- Ne biçim kadın göndermişsin be. İstemem diye tutturdu. Becerene kadar anam ağladı.'
***
Temel bir konuşmasında:

- İnsanlar üçe ayrılır. Sayı saymayı bilenler ve bilmeyenler.
***
Temelle dursun bir gün sinemaya giderler filmde bir at yarışı sahnesi vardır ve temel dursuna sorar
- iddaya varmisun ben diyrum 1. at kazanur. dursun;
- oldi benda 2. ata oynayrum iddayı temel kazanır ve temel dursunun 5 lirasını alır ertesi gun temel dursunu arar
- dünkü film faridiya ben oni bidaa seyretmiştum vicdanum rahat etmedi onun içun aradum dursun;
- benda seyretum temel;
- o zaman niye 2. ata oynadundursun?
- süpriz oynadum olum
***
Temel ile dursun 15 sene sonra ilk kez görüşmüşler. Dursun Temel'i evine davet etmiş. Dursun un iki karısı varmış (biri imam nikahlı diğeri ise resmi). Dursun Temel'i yedirmiş içirmiş. Akşam Temel Dursunlar da kalmış. Gece Dursun un imam nikahlı karısı Dursun un yanına gelmiş ve şöyle demiş:
- Dursun çok azdım benimle beraber ol! Dursun:
- olmaz evde misafir var.. Kadın  ısrar etmiş. Dursun karısına,
- git buzdolabının kapağını aç ışığından bak Temel uyuyorsa gel' demiş. Kadın bakmış.. Temel uyuyor numarası yapmış. Dursun ile karısı işi bitirmişler. Derken öbür karısı gelmiş. Aralarında aynı konuşmalar geçmiş. Dursun bu karısıyla da işi bitirmiş. Sabah olmuş. Dursun Temel e sormuş:
-'nasil, rahat uyudun mu?'. Temel:
- evet ama gece çok susadım' demiş. Dursun sormuş:
- peki niye içmedin?'. Temel yanıtlamış:
- nasıl içerim buzdolabının kapağını her açanı hallediyorsun!..
***
Temel evlenmiş. Kızın babasının evine ziyarete gitmişler. Gece Fadime sevişmek istememiş.
-Neden kaçaysun, diye sormuş Temel.
-Ha pura pabamın evii, demiş Fadime.
-Purası pabanın evi de, pizim ev çerhane midur?
***
Dursun,köyünden ayrılıp,çalışmak için İstanbul'a gider.. Aradan uzunca bir süre geçer, ama,Dursun'dan haber alınamaz.. Köyde sevilen bir kişi olan Dursun'un akibetini araştırmak üzere arkadaşı Temel!i İstanbul'a gönderirler.. Onbeş-yirmi gün sonra Temel döner..Kahvede toplanan köylüler merakla Temel'e sorarlar:
- Ula Temel,Dursun'i buldun mi.?...
- Hee..bulmuşim oni...
- Peçii nasildir?..İyi mudir..köti mi.?..
- açan,hem iyudurr..he mi de kötii..
- Ula o nasıl oluyii..hem iyi,hem kötii..
- Kötüdir,Çünkü Dursun ibne olmuştirr..
- uyy..Haçan bunun iyiliği nerde dür.?..
- Valla ben de düzdüm..Muamelesi çok iyidur...
***
Midesi ağrıyan Temel, doktora gider. Tanıdık olan doktor, Temel ile biraz dalga geçmek için, kısa bir muayeneden sonra hemen teşhisi koyar:
- Temel, sen hamilesin.Temel, kendi kendine söylenir:
- Ne? Yaktın beni Fadime, sana kaç kere 'Sevişirken üste çıkma' demiştim.
***
Temel ile Fadime yatakta sevişirken Fadime sürekli olarak Temel'e
- Temel bu iş böyle olmuyor önce uyarılmam lazım' diye itiraz etmekteymiş. Temeli'in canına tak etmiş. Bir sabah işe giderken;
- Bak Fadime seni uyarıyorum akşama seni halledeceğum ona gore. Sonra uyarmadı deme.
***
Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı..Pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. Bir gün karısına 'Paraları mezara götürecek halimiz yok. Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim' dedi..'Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar...'Temel, neyi var, neyin yok sattı. Paralarını dolara çevirdi. Bir milyon doları olmuştu. Karısını yanına aldı. Uçağa bindi.. Los Angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. Las Vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar. Uçak şirketi görevlileri' Buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. Yalnız bu kentin Las Vegas olduğunu unutmayın. Kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza..' derler.. 'Kumar mı' dedi, Temel, karısına..'Kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... Allah göstermesin..' Ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. Arkası çorap söküğü gibi geldi.Temel herşeyini rulet masasında biraktı. Rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. Hızla tuvalete koştu. Tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. Temelin başına gelenleri anlamıştı. Temel,  'çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim' dedi. Kartı aldı, cebine attı.. Tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..Çıktı..Elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, Tek Kollu Canavar çıktı.Parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ...Alet boşaldı adeta.. Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. Bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü..Gerisi peri masalı.. İki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. İki ay sonra yeni Kalifornıyalı Temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. Elinden gelen tek iş pastacılıktı.Parası da vardı. Bir pastane açtı. Pastaları öylesine tutuldu ki, önce Los Angele'e, sonra Kaliforniya'ya, sonrada tüm Amerika'ya yayıldı,Temel Pastaneleri... Bir kaç yıl sonra, Temel, Amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. Temel Pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. Şirketin en gözde elemanları ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. Tüm başına gelenleri anlattı.. 'Bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse Amerika'daki her taşın altına bakacağım..' Şirketin genel müdürü sordu: 'Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... Adı, adresi sizde olmalı zaten..' 'Bana 25 sent veren umurumda değil' dedi temel.. 'Ben,tuvaletin kapısını  açık bırakan adamı arıyorum!..'
***
Temelin bir kedisi varmış ve hergün düzenli olarak gezmeye çıkartırmış.Birgün yolda karşılaştığı bir arkadaşı:
-Ula senun paşka işin yok midur pikmaymusun herkün bu kediyi gezdirmekten? diye sorunca Temel:
-Pende piktum ama ne yapayum ha pu kedi pakiredir istemayrum pi de yavrulasın korkayrum salamayrum! demiş. Bunun üzerine arkadaşı:
-Ula usağum ha punun kolayi fardur... Penzine pula sal oni yanuna gelmez kedi medi.. Temelin kafasına yatmış bu yöntem bir deneme yapmış bakmış gerçekten yanına kedi falan yanaşmıyor hergün sabahtan salarmış kediyi benzine bulayıp... aksam hava kararınca kedi de eve dönermiş rahat etmiş Temel, taaa ki bir akş am kedi hava kararıpta hala eve dönmeyinceye kadar... Bir telaş bir
telaş oraya bak buraya sor yok yok gitti bizim kedi diye düşünürken rastladığı mahallenin çocuğu
-ha pen kördum senun kediyi şu ileriki ranpada penzini bitmiş, öbür kediler arkadan dayanaydu...
***
Temel ile fadime birbirlerini çok istiyorlarmış. Fakat utangaçlıklarından birbirlerine açılmak ne kelime konuşmaları bile çık zormuş. Tesadüfen yalnız kaldıkları bir günde artık canına tak demiş olan temel fadimeye; habu findukluklardan yukarı bir çikalummi der.
Fadime de he temel çikalum der. Biraz yürürler. Temel konuşacak kelime bulamaz, fadime durumu anlar bari bir soru sorayımda temel açilsun diye düşünür.
-'Uy temel habu findukluklar kimundur' der.Temel hemen atılır
-Emicemundur bi tane koparanun a...na koyarum.. Fadime hemen bir fındık koparır. Temel fırsatı kaçırmaz hemen yatırır fadimeyi fındıklıkların altında işlerini bitiriler. Sonra kalkıp tekrar yürümeye başlarlar ikiside mutludur. Biraz sonra fadimenin canı çeker temele tekrar sorar,
-'Temel, habu findukluklar kimundur.Temel' dayimundur, bitane koparanun a.. na koyarum der. Fadime hemen birtane koparır.
Temel tekrar sarılır fadimeye uzun uzadıya fındıkların arasında işlerini görürler. Bu böyle birkaç defa daha devam eder fakat Temelin pili bitmiştir, ama fadime doymak bilmez tekrar sorar
- Uy temel ha bu findukluklar kimundur da',temel
- ha bilmeyirum galiba fiskobirluğundur'
***
Bir gün temel bir minübüse durması için işaret etmiş adam ellerini havaya kaldırarak ve tüm parmaklarını oynatarak çok kalabalık demiş. Temelde baş parmağını işaret ve orta parmağının arasına sokmuş. Şoför kızmış ve aşağı inmiş
- Sen ne kadar terbiyesiz adamsın demiş.Temel
- asıl sen ne kadar terbiyesizsin bana böle böle yaptın' demiş..Şoför
- ben sana kalabalık' dedim diye yanıt vermiş. Bunun üzerine temel
- bende beni araya sıkıştırırsın diyordum
***
Temel ile Dursun hararetli bir şekilde iddialaşırlar. Temel:
- 'Ula Dursun ha pen pu pinanun çatusundan pi pardak suya paluklama dalarum daa.' Dursun, bir türlü çekemediği Temele:
- 'Nah dalarsun ula imkanu yoktur' ..Vardır yoktur bin lirasına iddiaya girer kafadarlar. Temel gider bir bardak su getirir ve
kaldırıma koyar.
-'Iyi izle ula' der 'Nasul dalacam hamsi cibi'..Dursun ise fırsat yakalamış,hala dalgasını geçmektedir. Temel çatıya
çıkar Dursun'a seslenir:
-'Ula Dursun iyi izleyesun ha celeyrum!' ve kendini boşluğa bırakır. Tam yere üç beş metre kala Dursun yerdeki bardağa bir tekme
sallar:
- 'Geber ula ipne Temel'
***
Fadime ile Temel evlenirler. İlk gece fadimenin dikkatini birşey çeker: Kocası yatmadan içi su dolu bardağı yatağının
ucuna koymuştur. Biraz sonra Temel ile Fadime sevişirler, Temel bardağı kafaya diker uyur. Birkaç gün sonra temel
odaya bir dolu birde boş bardak getirir. Fadime durumu anlamış ve hazırlanmıştır ancak boş bardağı da merak etmiştir. Temele döner;
- Uşağım doli bardaği anladik da, boş ne oliyi.Temel;
- Haçan bugün canım sevişmek istiyo ama su içmek istemiyoo.
***
Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadın girmiş. Tartının üzerine çıkıp parayı atmış. Beğenmemiş, manto ve ceketini çıkarmış ve para atıp tekrar tartılmış. Yine sıkılmış eteğini çıkarınca, Temel atılmış ve parayı atmış,
-Devam edin bundan sonrası müesseseden...
***
Temel tarikata girmek icin başvurmuş. Şeyhin karşısına çıkarmışlar. Temel:
- Şeyhim tarikata girmek istiyorum demiş. Seyh de:
- Olur, ama 3 hafta karınla yatmayacaksın. demiş. Neyse aradan üç hafta gecmiş ve temel şeyhin önüne tekrar gelmiş. Şeyh sormuş: - Temel tamam mı ? Sabredebildin mi ? Temel:
- Valla, ilk hafta hiç problem yoktu. Ikinci hafta sabrım cok zorlandı. Ama dayandım. Ücüncü hafta bir gün Migros'a gitmiştik. Benim
karı üst raflardan bir iki paket almaya çalışıyordu. Hatunun bacakları gözükünce içim gitti. Daha sonra paketler yere düştü. Benim karı da paketleri almak için eğilince dayanamadım daldım demiş. Şeyh de:
- Aaaa... bak bu olmadı. Şimdi biz seni tarikata alamayız. deyince, Temel:
- Boşver tarikatı bizi artık Migros'a bile almıyolar.
***
Temel ile Dursun Sultanahmette gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar. Turist ingilizce,almanca,fransızca sorar fakat bizim lazlar anlamaz...
-Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti, der Temel,Dursun:
-Ula neye yarayacakki bak adam üç dil biliyor yine derdini anlatamıyo..
***
Temel hastalanmış, doktora gitmiş. Doktor Temel'i muayene ettikten sonra yeni doğum yapmış bir kadının memesinden süt emerse hastalığının iyi olacağını söylemiş. Temel kara kara düşünerek doktorun yanından çıkmış. Nerden bulacağını kimden isteyeceğini düşünürken aklına arkadaşı Dursun'un karısı Fadime gelmiş. O yeni doğum yapmıştı, rica ederim' demiş ve kapıya dayanmış. Kapıyı Fadime açmış, Temel 'Dursun evde mi?' diye sormuş Fadimeye. Evde yok yanıtını alınca Temel utana sıkıla derdini açmış.
Fadime de 'N'olacak ula altı üstü bir kaç damla süt, hem sevaptır gir içeri demiş' Fadime memesini açmış Temel'in ağzına vermiş. Temel memeyi emmeye başlamış. Temel emdikçe Fadime tahrik olmuş. Dayanamaz duruma gelmiş. Temel'e 'Ula Temel baska birsey de
ister misin?' diye sormus. Temel Ayıp olmaz mı?' diye yanıtlamış. Fadime ihtiraslı bir şekilde 'Niye ayıp olsun?' diye cevap vermiş. Temel -'İyi öyleyse, bir iki tane de bisküvit ver bari, içim ezildi'.
***
Temel ile Cemal tuttukları balığın dişi mi erkek mi olduğu konusunda iddialaşmış. Temel çözüm önermiş.
- başçavuşa soralım.
- O ne pilir ki?
- Bi pok bilmez, ama dediğu dediktur.
***
Taka kaptanı Temel Reis yıllardır her sabah kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sora onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla dikkatle kilitlermiş. Tayfa merak içindeymiş, define haritası falan zannediyorlarmış. Bir gün Temel Reis ölmüş. Anahtarı koynundan alıp sararmış kağıdı çıkarmışlar. Şöyle yazıyormuş:
'Sancak sağ taraf, iskele sol taraf..
***
Temel trene binmiş, Kontrol gelmiş, biletinin İstanbul'a olduğunu, trenin Ankara'ya gittiğini söylemiş. Temel kendinden emin,
- Peçi maçinist yanlış istikamete cittiğini piliy mi? demiş.
***
Temel Eskişehir'den Ankara'ya gidecek bir trene binmiş. Karşısındakine nereye gittiğini sormuş, İstanbul'a gittiğini öğrenince,
 - Teçnoloji ne çadar celişti, pen purada oturayrum Ançara'ya, sen çarşumda oturaysun İstanbul'a cideysun.

***
Temel ölmüş. Mezar taşında şunlar yazılıymış:'Öleceğim dedum dedum Inanmadunuz. N'oldi?
***
Temel ile İdris bir gün 2 tane at almışlar. Ancak bir tane ahırları varmış iki atı da aynı ahıra koymuşlar. Temel demiş ki:
- yaw İdrus, biz ha punlari kariştiriruk. Pen penumkinin yelesini kesayum daa
- Ha çan temamdur, diyor İdris. Aradan bir iki gün geçiyor.küçük çocuklar bunlara bir oyun oynuyorlar, bir de bakıyorlar iki atında
yeleleri kesik. Temel hemen olaya el koyup,
- Ula uşağum baksana daa. İkusinin de yeleleri kesuktur. Pen penumkinin kuyruğunu kesayum, haçan sen kesmeyesun. Temel kendi
atının kuyruğunu kesiyor. yine aynı oyun..Bir iki gün sonra yine bakıyorlar iki atında kuyrukları kesik. Temel de İdris de hayvanların bir taraflarını kesmekten bıkıyorlar sonunda Temel bir çözüm söylüyor:

- Uşağum İdrus cel piz şöle yapalum. Siyah olanı sen al beyazı ben.
***
Karadenizli vapur acentasına gitti:
- Biz vapuru kaçirduk, başka vapur bulur mısunuz?' dedi.
- Kaç kişisiniz?',
- Yediyuz.'. Acenta yetkilisi bu kadar müşteriyi kaçırmamak için hemen yeni bir vapur istedi. Vapur geldiğinde Karadenizli ve arkadaşları rıhtımda toplanmışlardı. Ama nedense fazla kalabalık değillerdi. görevli sordu: 'Hani yedi yüz kişiydiniz?'.
'Doğridur, işte pir, içi, uç, dort,peş, altı, yedi. Toplam yedıyuz daa..' dedi Karadenizli. Kafası attı acenta yetkilisinin. Karadenizliyi bir güzel dövdü ve: 'Eğer, bir daha (i) yerine (u) dersen, canına okurum...' dedi. Aynı Karadenizli birkaç gün sonra bir bakkala gitti. 'Bana bir mım verin...' dedi. Bakkal anlayamadı, birkaç kez tekrar ettirdi, sonra eliyle göstermesini istedi. Karadenizlinin işaretine bakınca:
'Yooo, o mım değil mumdur.' dedi. 'Olsun, mım demek, dayak yemekten iyidir.' dedi Karadenizli.
***
Bizim marangoz Temel, ahşap bir binanın restorasyonunda çalışmaktadır. Elinde testere ile ikinci katın iskelesinde çalışırken görünmez bir kaza meydana gelir ve testereyi kaydırarak bir anda yanlışlıkla kulağını keser. Kulak da aşağıya düşer. Kulağını görmek ümidiyle  aşağılarda bir kulak gördünüz mü?' Şaşkın işçiler şöyle bir etraflarına bakarlar ve kanlar içinde bir kulak bulup bizim Temel'e gösterirler:
-'Bu mu?' Temel aşağı doğru eğilip gözlerini kısar:
-'Yok yav, benimkinin arkasında kalem olacaktı'.
***
Temel otobüse binmiş. Sormuşlar,
- Ne yaptın, pilet aldin mi?
- Hayır, ama piletçu bağa 'pilet almamişum gibi manalı manalı baktı..
- Peki sen ne yaptın?
- Pen de sankim pilet almişum gibi ona manali manali paktum.
***
Trabzonlu imamlar ile Rizeli imamlar her hafta halı saha maçı yaparlar. Nedense her defasında Rizeli imamlar kazanır. Trabzonlu imam temel arkadaşlarına
- Uşaklar, haçan bu maçlar boyle citmiyi... Dursun
- Haçan napalım da der
- Aklima parlak bir fiçir celdu da...
- eee
- Haçan bizim Tirabzonsiporlu hami'ye ciydurelim cüppeyi saruğu bu bizim merkez caminin imamı diye yutturalum daTemelin bu parlak fikri herkesce kabul edilir. Hami alınır ve deplasmana gidilir... Dönüşte
sorarlar...
- Haçan ne oldi maç da? Temel:
- Yenildük... içi-bir (2-1)
- Haçan cine mi? peçi golleri çim attu?
- Bizimçini Hami hoca attu, onlarınçini Del piyero hoca ile Roberto karlos hoca
***
- Babam öldü, demis Temel. Ilyas sormus:
- Neden öldü?
- Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
- Eyvah parçalandi mi?
- Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi apartmana yöneldi.
- Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
- Yok, karsi apartmanın balkonunda çamasirlar asili idi.Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düstü.
- Orada mi öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp havalandi yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de tüfekle vurduk oni.
***
Bizim Temelin köyüne bir gün ziraat mühendisleri gelmiş bütün köylünün tarlalarında araştırma yapıp tarlaların verimini
ölçüyorlarmış. Sıra Temel'in tarlasına gelmiş. Araştırmayı yapan mühendisler Temel'e:
-Temel senin tarlan çok verimli bu tarlaya 1 verirsin 5 alırsın' demişler. Temel başlamış üzülmeye mühendisler:
-Temel bey bunun nesi kötü? deyince: Temel:
- Neresi iyidir? Ben gecen sene buraya kaynanamı gömmüştüm..
***
Paraya sıkışan temel, kredi almak için bankaya gider. Banka müdürü kredi verebileceğini ama bunun için bir sağlık raporu getirmesi gerektiğini söyler: Temel bir anlam veremesede soluğu bir hastanede alır. Muayene bittikten sonra doktor; raporu müdüre göndereceğini ve Temel'e de ertesi gün bankaya gitmesini tembihler. Temel ertesi gün büyük bir merak ve heyecanla müdürün karşısına dikilir ama sonuç olumsuzdur. Sağlıklı olduğunu düşünen Temel sinirli bir şekil de raporu görmek istediğini söyler ve okuyunca
şok olur.. Teşhis kısa ve nettir; 'Bahse konu kişide Kredi alacak göz var ama geri ödeyecek göt yoktur.'
***
Dursun fena halde sıkıntıya düşmüştü.. Bir çocuk kaçırıp fidye istemek kararı aldı. Doğru, Yıldız Parkı'na gitti.. Orada kendi
kendine oynayan bir çocukla ahbap oldu..Milyoner Temel'in oğlu olduğunu ögrenince, planını yaptı.. Çocuğu hemen bir kalın çınar ağacının arkasına çekti.. Cebinden çıkardığı kağıda fidye notunu yazdı: 'Temel Bey, Oğlunu kaçırdım. Yarın sabah yedide, Yıldız parkındaki büyük çınar ağacının içindeki kavuğa, sarı bir çanta içinde 10 bin dolar bırak..Dursun!.'Notu çocuğun iç cebine itina ile
yerleştirdi ve 'Şimdi doğru eve git, baban bu notu okusun' dedi.. Ertesi sabah yedi buçukta parka gittiğinde, çınarın kovuğunda sarı bir çanta içinde 10 bin doları buldu. Yanında bir de not vardı:'İşte paran. Ama gene de bir Karadenizli'nin kendi hemşerisine bunu yapabileceğine inanamıyorum.
***
Dursun Temel'e sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun? Temel
- 100 tane demiş. Dursun
- Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demiş. Bu espri Temel'in çok hoşuna gitmiş. Yolda Cemal'i görmüş ve hemen sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun ? Cemal
- 50 demiş.
- Ha uşağum 100 deseydun sana müthiş bir espiri yapacaktum..
***
Temel arabayla giderken bakmış benzini bitiyor. Hemen en yakın benzinciye girmiş, pompanın yanında durmuş, arabadan inip benzin deposunu açmış, başlamış işemeye. Temel'in işediğini gören pompacı '
- Ya sen ne yapıyorsun, bu yaptığın normal mi?'.Temel
- yooo Süper.
***
Müziğe meraklı Temel  Amerikaya gitmiş ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde İngilizce öğrenmiş ve meşhur bir piyanist olmuş. Birgün büyük bir topluluğa konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymuş:
- Helal sana hemşerum, çok iyi çalayusun da! Temel:

- Benim karadenuzlu olduğumu nasi anladın yahu. Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum.
- Çok kolay, demiş adam. 'Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen sandalyeye oturup
piyanoyu kendine çekeyusun.'

***
Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak parası yok, Girmiş bir eczaneye:
- Beyefendi sizde soğan var mı?Adam Temel'i başından savmış.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma soru larla geliyormuş. Birgün
  eczacı Temel'e:
-Kardeşim senin derdin ne?
-Burayı bana sat. Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmış, birkaç gun sonra Eczaneyi satan adam içeri girmiş,Temel'e
-Sizde soğan varmı? demiş...Temel adama 'biz de soğan var ama senin reçeten var mı?' demis...
***
Temel uzun yoldan gelir ve yol boyunca da eşini hayal eder durur. Ama eve geldiğinde çok yorgundur ve bu yüzden performansı ile ilgili tereddütleri vardır... Ya yorgunluktan birşey olmazsa, ya yapamazsam rezil olurum diye düşünür. Sonunda ne yapacağına karar verir ve fadimeye seslenir...
- Fadime suyu ocağa koy! Olmazsa çay demleruz!
***
Temel hastaneye gider,Girişte birinin ağladığını görür. yaklaşır ve sorar:
- Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?'.Adam:
- Kan tahlili yaptırmaya gelmiştim. yanlışlıkla parmağımı kestiler.' der. Bu sefer Temel mahzun gözlerinden yaşlar gelir. Bu sefer susan adam Temel'e sorar:
- Hayırdır hemşerim. Sen niye ağlamaya başladın ki?'. Temel:
- Ben...' der, 'İdrar tahlili yaptırmaya geldim...ya yanlışlık yaparlarsa..
***
Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar. Temel yatın yere tavşan deliği! Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrara yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyük bir delik çıkar karşılarına. Temel: 'Yatın yere, tilki deliği!' Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar onu da vururlar. Tekrar düşerler.Bu defa daha büyük bir delik çıkar. Temel:' Yatın yere ayı ini', Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. acemiler hep birden Temel'e bakaralar. Temel:
- Uşaklar ne çıkacağunu bilmeyrum. Ama yere yatın, ne çıkarsa bahtumuza!'
Ertesi gün gazetelerde: "Dört  avcı tren altında can verdi..."
***
Temel İstanbul'a gelmiş ve bir kızla flört etmeye başlamış. Beraber yolda yürürlerken kız dalgınlıkla bir muz kabuğuna basmış. Sendelemiş, fakat tam düşeceği sırada tekrar dengesini sağlayıp son anda yere düşmekten kurtulmuş. Ve Temele demiş ki:
- Nasıl refleksim, yerinde değil mi?  Sendelediği sırada kızın iç çamaşırının olmadığını gören Temel yanıtlamış :
- Uyy.. ha siz dona refleks mi deyusunuz ?
***
Temel Dursun'a misafirliğe gitmiş. Fakat bi zaman sonra bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlamış. Dursun
- 'Temel bu akşam gitme, çok yağmur yağıyor. Burda kal yarın gidersin.Yoksa çok ıslanırsın' demiş. Temel kabul etmiş.
Bir ara Temel ortalıktan kaybolmuş. Sonra kapıçalmış. Kapıyı açan Dursun Temel'i sırılsıklam karşısında görünce şaşkın bi halde sormuş:
- Ula Temel bu ne hal? Temel de
- 'Haçan pijamalarımı almağa cittum da' demiş.
***
Fadimeyle Temel buluşmaya gitmişler. Fadimenin elinde birde papağanı varmış. Temel sormuş:
- Hangi dili konuşaği bu kuş? Fadime:
- dz ingliş, löfğanse, doyç, capan... Temel:
- Lazca bilmiyor mu? Fadime:
-Bilmiyor..Temel kuşa dönmüş:
-Ha ha haa.. ula boşuna  büyütmüşsün o kadar burunu
***
Temel otobüse binmek  bilet bayisinin önüne gitmiş ve ufak 'n' şeklinde bulunan pencereden içeriye doğru eğilerek,
- Beyfendi bir otobüs bileti verirmisiniz demiş.Gişedeki adam lütfen sıraya geçermisiniz diye seslenmiş temele. Temel şaşırmış çünkü sırada kimse yokmuş. Temel tekrar gişedeki adama;
- Arkadaş bir bilet istiyorum demiş adam biraz daha sestonunu arttırarak sıraya geçin demiş. Temel şaşkın bir halde.
- Tekrar yav kardeşim bir bilet verirmisin demiş adam bu sefer yüksek sesle sıraya geç be kardeşim demiş. O arada
 temelin beklediği otobüs gelmiş ama temel hala bileti alamamış.Temel yine;
- Etme kardeşim ver bileti daa otobüs geldi demiş. Adam yav sıraya geç dedik ya deyince
 artık temel zivanadan çıkmış ve 'n' şeklindeki pencereden adama sağlam bir yumruk oturtturmuş. Adam;
- Ne kim vurdu lan bana kim o lan diye başını'n'şeklindeki camdan dışarıya çıkarıp karşısında temel'i görünceTemel;
- Ben ne bileyum uşağum baksana sırada bu kadar adam var burda, kim  bilur kim vurdu saaa.
***

Temel 20 senedir Almanya'da yaşıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip Almanya'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen bürosundaki Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlar.Sormuşlar :

'Niye dönüyorsun?' diye.

Temel 'homoseksüeller yüzünden' demiş.

Bürodakiler şaşırmış; 'Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikâyette bulun, gereğini yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez' demişler.

Temel 'Beni rahatsız etmiyorlar' demiş.

Bürodakiler yine şaşırmış; 'Peki neden gidiyorsun?'

Temel cevaplamış: 'Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı,10 yıl önce serbest oldu, 5 yıl öncede evlenmelerine izin verildi. Homoseksüellik MECBUR olmadan dönmek istiyorum.'

***

 

İdris ve Temel 

 

Yılların kankaları artık iyice yaşlanmışlar... İdris iyice elden ayaktan kesilmiş, yatağa düşmüş! Arkadaşı onu hiç yalnız bırakmamış. Her gün ziyaretine gitmiş...

İdris'in öleceği artık iyice kesinleşince  Temel arkadaşından bir ricada bulunmuş:

-'İdris kardeş... İkimiz de yaşamlarımız boyunca futbol oynadık biliyorsun. Cumartesi günlerini nasıl iple çekerdik hatırla!.. Yıllar dindiremedi futbol aşkımızı!! Şimdi senden bir ricam var. Cennete varınca bir şekilde bana iletmeni istiyorum orada futbol var mı yok mu?'

İdris binbir zorlukla başını doğrultmuş ölüm döşeğinden;

-'Temelim, söz!!.. Eğer olursa bu ricanı yerine getireceğim!'

 

..Ve tüm hikayelerde olduğu gibi bu son muhabbetleri olmuş!

Birkaç gün sonra bir gece yarısı Temel derin uykusundan beyaz bir ışık hüzmesi ve adını çağıran bir dış ses ile uyanmış..

-'Temellllllll... Temellllllll....'

Temel anında doğrulup

-'Kimsin?' diye mırıldanmış korkuyla.

-'Benim' demiş sesin sahibi...'İdris!!'

-'Sen İdris olamazsın. İdris öldü!' diye haykırmış Temel.

-'Benim oğlum!..İdris..' diye ısrar etmiş! dış ses..

-'İdris!? Neredesin' diye sormuş Temel

-'Cennette'! demiş İdris... 'Şimdi beni iyi dinle Temel... Sana hem acayip iyi

  hem de biraz kötü haberlerim var!!'

 -'Önce iyi haberleri ver' demiş Temel heyecanla..

-'İyi haber' demiş İdris 'Cennette futbol var!!.. Hem de bizden önce ölen tüm eski kankalarımız burada... Daha da iyisi hepimiz gençlik yıllarımızın  fiziğindeyiz!!.. Hava hep bahar. Ne yağmur, ne kar söz konusu. İstediğimiz kadar oynuyoruz ve inanmayacaksın, hiç yorulmuyoruz!!'

-'Süper lan' demiş Temel. Bunu hayal bile edemezdim! Peki kötü haber ne?

İdris:

'Cumartesi ilk 11'desin!!'

 

 
  Bugün 1052979 ziyaretçi buradaydı! Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 
 
Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu SAĞLIK VE HUZUR DOLU NİCE GÜNLERE......
Kapadokya Eğlence Merkezi Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları Submit Your Site To The Web's Top 50 Search Engines for Free! ÜRGÜP Esbelli Mahallesi Butik otelleri  Create FREE graphics at FlamingText.com

Image by FlamingText.com Check  Out My Rank On PRTracking.com!