BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA ÜRETKENDİR, PAYLAŞILMAYAN BİLGİ BATAKLIKTAKİ HAZİNE GİBİDİR.
Siteme Hoş Geldiniz Adil DURUSU
   
  SİTEME HOŞ GELDİNİZ Adil DURUSU
  Marcus Aurelius'un Ruhsal Öğretileri - Mark FORSTATER
 

KİTABIN ADI : MARCUS AURELİUS’UN RUHSAL ÖĞRETİLERİ

YAZARI          :  MARK FORSTATER

1.    Saklanabileceğin tek kale, insanın tutkularından arınmış bir akılla yargılarını bilinçli olarak kullanabileceği kendi içindeki kaledir.”

2.    Bilim ve teknoloji bireylerin ve toplumların gücünü, atalarımızın hayal bile edemeyecekleri bir düzeye ulaştırdı. Gelişmiş dünyanın ortalama insanı, tarihteki imparator ve kralların büyük çoğunluğunun erişemeyeceği kadar konfor ve lüks içinde yaşamaktadır.  

3.    Modalar değişebilir, teknoloji yeni ve farklı toplumlar yaratabilir, ama varlığımızın özü aynı kalır ve yaşamın doğruluğu daima tektir.

4.    “Doğruluk”, iyi olanların en sona kalması demektir.

5.    Sokrates felsefeyi üç belirgin dala ayırmıştı: Mantık, doğa bilimleri ve ahlak.

Mantık, net düşünebilmek, muhakeme edebilmek ve düşünceleri doğru biçimde ifade  edebilmek amacıyla zihni eğitmek için kullanılıyordu. Buradaki asıl hedef, mantığı, doğruyu yanlıştan ayırmaya yarayan bir araç olarak kullanmaktı. Bu temel ayrım yapılamadığı takdirde, geri kalan her şey yararsız olacaktı.

Doğa bilimleri -ya da doğa incelemesi- dünyanın nasıl işlemekte olduğunu kavramak, doğanın çeşitliliğinin altında yatan düzenin temel ilkesini ve bu tablo içinde insanın nerede yer aldığını ayırt etmek için öğreniliyordu. Doğa bilimlerinin amacı, Marcus Aurelius’un da yazılarında değindiği kozmik bilinç duyusunu geliştirmek, doğanın yasalarının farkına varmaktı.

            Ahlak, bu çalışmanın en önemli koluydu; çünkü eylem ve davranışlar üzerinde  duruyor ve çok doğrudan bir biçimde Sokrates’in temel sorusuna, “Doğru yaşamanın yolu nedir”e yanıt aramakla uğraşıyordu.

6.  “Neye sahip olduğundan çok, ne olduğuna bakarak kendini değerlendir, ancak bu biçimde olabildiğince mükemmel olabilirsin”

7.   Her kötülük ya da hatanın kaynağı, bilgisizlik yüzünden dünyayı yanlış değerlendirmektir, öyle ki, aslında, sorunlarımızı ve güçlüklerimizi kendimiz yaratırız.

8.   Ancak stoacılık, yaşamı bütün unsurlarıyla ele alır ve hakkını verir. Temel olarak söylediği, doğayla kendinizi bütünleştirdiğiniz, kendinizi doğanın bir parçası kılabildiğiniz takdirde mutlu bir yaşam sürebileceğinizdir. Ölüm de elbette doğanın bir parçasıdır, bir gün karşılaşılması ve olduğu gibi kabullenilmesi gerekecektir.

9.   “Sorgulanmamış bir yaşam, yaşamaya değmez.”.   

10. Büyük Zen Budist Usta Thich Nhat Hanh’ın söylediği gibi, “Suyun üzerinde yürümek mucize değildir, mucize yerde yürüyebilmemizdir.” Yaşamımızın her gününde bu mucize duygusunu yaşamak, yalnızca yaşıyor olmaktan ötürü mutlulukla uyanmak, soluk alıp vermekten tatmin olmak hoş olmaz mıydı? “Her yeni gün güzel bir gündür” diyen Budist keşişinin basit mutluluğunu yakalayabilir miyiz?

11. En iyi intikam, düşmanın gibi olmamaktır.

12. Senin isteğin dışında olan herhangi bir şeyin iyi ya da kötü olduğunu düşünmenin sonucu şudur: Eğer başına kötü bir şey gelirse ya da senin için iyi olan bir şeyi yitirirsen, tanrıları suçlarsın ve bu talihsizliğe neden olan ya da bu kötülüğün kaynağı olduğunu sandığın kişilerden nefret edersin.

            Aslında, çok haksızlık yapıyoruz, çünkü isteğimizin dışında başımızı gelen olayların ahlaken tarafsız olduğunu, iyi ya da kötü nitelikler taşımadığını bir türlü göremiyoruz. Ama, iyi ya da kötü yargılarımızı, yalnızca kendi denetimimiz altındaki şeylerle sınırlarsak, ne Tanrı’ya kusur bulmamız, ne de insanlara karşı düşmanca bir tavır takınmamız için hiçbir neden kalmaz.

13. Ancak, kendi huzurunu ve sükunetini korumak ve acıyı belaymış gibi görmemek ruhun elindedir. Çünkü her yargı, davranış, arzu ve nefret, hiçbir belanın ulaşamayacağı bir yerden, içimizin derinliklerinden kaynaklanır.

     14. Yalnızca doğru davranarak mutlu olabilirsin, doğru davranmak ise, kendi     türünden olanlara karşı anlayışlı olmak; algılamandan kaynaklanan arzuları alt etmek; algıladığın dünya hakkında gerçekçi bir yargı oluşturmak; ve evrenin doğasını ve onun muhteşem işlevini incelemek demektir.

    15.   Bir şey yapmakta olduğun zaman, dur ve kendine şunu sor: “Beni bu işi yapmaktan yoksun bırakacağı için mi ölüm bana bu derecede korkunç geliyor?” 

    16. Gerçek güzelliğin, kendisi dışında hiçbir şeye gereksinimi yoktur.

   17.   Doğa yalnızca bütün yaratıklar için iyi olan şeyleri üretmekle kalmaz, onları en doğru zamanda sunar.

   18.   Bir insanın başına, insana özgü olmayan hiçbir şey gelmez.

   19.   Doğa sana, senin göğüs geremeyeceğin hiçbir şey vermiyor.

   20.   Herkes, yüreğini verdiği şeylerin değeri kadar değerlidir.

   21.    Doğanın seni hazırlamadığı hiçbir şey başına gelemez.

 22.   Mevcut yargıların anlayış üzerine temellenmişse, günlük yaşayışın toplumsal iyiliğe yönlenmişse ve karşına çıkan her şeye karşı bir hoşnutluk duygusu taşıyorsan, daha başka ne gereksinmen olabilir ki?

   23.   Senin dışında olan bir şey seni rahatsız ediyorsa, seni rahatsız eden gerçekte o şey değil, senin onun hakkındaki yargındır ve bu yargıdan hemen kurtulmak da senin elindedir. 

            Eğer seni rahatsız eden şey senin karakterinin bir parçasıysa, daha iyi ilkeler geliştirmene kim engel olabilir ki?         

 
  Bugün 1020201 ziyaretçi buradaydı! Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 
 
Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu SAĞLIK VE HUZUR DOLU NİCE GÜNLERE......
Kapadokya Eğlence Merkezi Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları Submit Your Site To The Web's Top 50 Search Engines for Free! ÜRGÜP Esbelli Mahallesi Butik otelleri  Create FREE graphics at FlamingText.com

Image by FlamingText.com Check  Out My Rank On PRTracking.com!