BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA ÜRETKENDİR, PAYLAŞILMAYAN BİLGİ BATAKLIKTAKİ HAZİNE GİBİDİR.
Siteme Hoş Geldiniz Adil DURUSU
   
  SİTEME HOŞ GELDİNİZ Adil DURUSU
  Benim Hüzünlü Orospularım - Gabriel Garcia MARQUEZ
 
KİTABIN ADI: BENİM HÜZÜNLÜ OROSPULARIM
YAZARI          : Gabriel Garcia MARQUEZ

  1. Ahlak da bir zaman sorunudur.
  2. Ah, benim zavallı akıllım, yirmi yıl ortadan kayboluyorsun , sonra da sırf benden imkansızı istemek için dönüp geliyorsun.
  3. Kırk iki yaşındayken bir gün sırtımda soluk almamı zorlaştıran bir ağrıyla doktora gitmiştim. Adam bunu hiç önemsemedi: “Sizin yaşınızda bu ağrı doğaldır,” dedi.. “Öyleyse” dedim, “doğal olmayan benim yaşım..”
  4. Bugün, doksana geldiklerinde daha beter olacaklarını bilmeden bu korkularını doktora danışan seksen yaşındaki delikanlıların haline gülüyorum. Çünkü bunlar hayatta olmanın riskleri. Buna karşılık yaşlı insanların önemli olmayan şeyler konusunda bellek kaybına uğramaları, oysa kendilerini gerçekten ilgilendiren şeyleri pek ender unutmaları da hayatın bir zaferi. Çiçero bunu yazılarında bir çırpıda anlatıvermiştir: “Hazinesini nereye gizlediğini unutan ihtiyar yoktur” diye.
  5.  Asla ne grup halindeki cümbüşlere katılmış, ne de alenen biriyle birlikte yaşamıştım. Ne sırları paylaşmış, ne de bedenin ya da ruhun yaşadığı bir serüveni başkalarına anlatmıştım, çünkü daha gençliğimden beri bu ikisin de cezasız kalmadığının farkında idim.
  6. O gece, uyuyan bir kadının vücudunu, arzunun zorlamalarına kapılmadan ya da edep duygusunun engellerine takılmadan seyretmenin inanılmaz zevkini keşfetmiştim.
  7. Nişanlılığımızın ikinci ayında konuşacak hiçbir şeyimiz kalmamıştı.
  8. Sekreterler, üzerleri dudak izleri baskılı üç tane don hediye etmişler; paketin içine de onları ayağımdan çıkarırken bana yardımcı olabilecekleri yazılı bir kart koymuşlardı. Yaşlılığın hoş yanlarından birinin, bizleri hizmet dışı sanan genç hanım arkadaşlarımızın bu tür kışkırtmalardan çekinmemeleri olduğunu düşünüyorum.
  9. Hayvanlarla hiç anlaşamam, konuşmaya başlamamış çocuklarla da öyle. Sanki ruhları dilsizdir. Onlardan nefret etmem, ama onlarla pazarlık etmeyi öğrenemediğimden varlıklarına da katlanamam. Bir erkeğin, köpeğiyle, karısıyla olduğundan daha iyi anlaşması, ona belli saatlerde yiyip içip aptese çıkmasını, sorulara karşılık vermesini, acılarını paylaşmasını öğretmesi bana doğaya aykırı gibi gelir.
  10.  O kadar iyi kalpliydi ki, şeytan bile acırdı ona.
  11.  İflasın eşiğine gelmiştim, ama bu yaşta hayatta kalma mucizesiyle karşılığını fazlası ile almış oluyordum.
  12.  Doksanıncı yaşım geçip giderken, onun sayesinde ilk kez olarak kendi doğal halimle yüz yüze geliyordum. Her şeyin yerli yerinde olması, her işin zamanında yapılması, her sözün yakışık aldığı gibi söylenmesi gerektiği şeklindeki saplantımın düzenli bir kafaya yaraşır bir ödül olmadığını, tam tersine doğamdaki düzensizliği gizlemek için kendi uydurduğum bir yapmacıklık gösterisi olduğunu keşfetmiştim. Cimriliğimi örtbas etmek için cömert gibi göründüğümü, akılsız olduğum için halde ihtiyatlılık tasladığımı, içimde bastırdığım öfkelerime yenik düşmemek için uzlaşıcı olduğumu, sırf başkalarının vaktini ne kadar az umursadığım anlaşılmasın diye dakik davrandığımı da anlamıştım. En sonunda da aşkın ruhsal bir durum değil, bir burç işareti olduğunu keşfettim.
  13.  Saçmalıklarım o dereceye varmıştı ki, taşlarla, şişelerle girişilen bir öğrenci gösterisinde, içinde bulunduğum gerçeği ortaya koyacak şekilde Aşkımdan Çıldırıyorum yazılı bir pankartla en öne geçmemek için kendimi zor tutuyordum.
  14.  Aldırmayın, zararsız deliler olacakları önceden sezinlerler.
  15.  Seks, insanın aşkı bulamadığında elinde kalan bir tesellidir.
  16.  Kullandığı bisikleti dükkanın arka tarafında gösterdi bana, gerçekten de öylesine sevilen bir kadına hiç yakışmayan bir hurda gibi görünüyordu.
  17.  Dünyada hiç sevmediğim bir şey varsa o da zorunlu bayramlardır. İnsanlar sevinçten ağlarlar, iki bin yıl önce yoksul bir ahırın içinde dünyaya gelen bir çocukla hiç ilgisi olmayan, havai fişekler, aptalca Noel şarkıları ve krepon kağıdından yapılma süsler vardır.
  18.  O günlerde bu tür ev yaşantısına kendimi  öyle alışmış hissediyordum ki, artık çıplak yatmayı bırakmış, karşısında çıkaracağım kimsem olmadığı için giymez olduğum Çin ipeğinden pijamamı giymiştim yeniden.
  19.  Hayatımdaki huzur eksikliği günlük yaşamımdaki şaşmaz düzeni de yok etmişti.
  20.  Üzerimdeki tamirci tulumunu çıkarmadan, yıkanmadan, tıraş olmadan, dişlerimi fırçalamadan bütün bir haftayı geçirdim. Çünkü insanın üstünü başını birisi için düzelttiğini, birisi uğruna giyinip kokular süründüğünü aşk çok geç öğretmişti bana. Benim hayatta hiçbir zaman böyle bir kimsem olmamıştı.
  21.  Her zaman söylemişimdir, kıskançlık gerçeklerden daha fazlasını bilir diye.
  22.  İnsanın sonunda başkalarının sandığı gibi biri olmaması olanaksız.
  23.  Artık yaşlanıyorum, dedim ona. Yaşlandık bile, diye iç geçirdi o. Sorun şu ki; insan öyle olduğunu kendi içinden hissetmiyor, ama dışarıdan bakan herkes bunu görüyor.
  24.  Ne yaparsan yap, ama o çocuğu kaçırma, dünyada tek başına ölmekten daha büyük bir felaket olamaz.
  25.  Bugün dönüp de geriye baktığımda, birbiri ardından yatağımdan geçmiş binlerce erkeği görüyorum, en kötüsüyle de olsa içlerinden biriyle kalmış olmak için neler vermezdim. Allah’a şükür ki benim Çinliyi tam zamanında buldum. İnsanın küçük parmağı ile evli olması gibi bir şey, ama yalnızca bana ait.
  26.  Aşık olarak SEVİŞME zevkini denemeden ölmeye kalkma sakın.
  27.  Temmuz ayı başlarında ölümle aramdaki gerçek uzaklığı hissettim. Kalp atışlarım aksamış, sonumun geldiğinin yanılmaz belirtilerini her yanda görmeye ve duyumsamaya başlamıştım. Bunların en belirgini Güzel Sanatlar konserinde oldu. Klima bozulmuştu, sanat ve edebiyat dünyasının kaymak tabakasını oluşturan seçkinler, tıklım tıklım dolu salonda sıcaktan bunalmışlardı, ama müziğin büyüsü ilahi bir hava yaratıyordu. Sonunda, Allegretto poco masso’ya gelindiğinde, ölmeden önce kaderin bana sunduğu son konseri dinlemekte olduğum düşüncesiyle sarsılarak ürperdim. Acı ya da korku değil, bunu yaşayabilmiş olmanın müthiş heyecanını duydum içimde.
  28.  Oysa ölümlü olduğum gerçeği, elli yaşımdan az önce buna benzer bir olayla bir keresinde gafil avlamıştı beni; bir karnaval gecesi yüzünü hiç görmediğim harika bir kadınla çılgınca bir tango yapıyordum, benden yirmi kilo kadar daha yapılı, iki karış daha uzundu, ama rüzgara kapılmış bir tüy gibi bırakıyordu kendini kollarıma. Birbirimize o kadar sıkı sarılmış dans ediyorduk ki, damarlarında kanının dolaştığını hissediyordum; onun güçlü solumasıyla, amonyaklı ter kokusuyla, astronomik ölçülerdeki memeleriyle zevkten mest olmuş bir haldeyken, ölümün haykırmasıyla ilk kez sarsılarak neredeyse yere yıkılacak gibi oldum. Kulağımın içinde gaipten gelen acımasız bir haber gibiydi: Ne yaparsan yap, bu yıl ya da yüz yıl içinde sonsuza dek öleceksin. Kadın korkarak ayrıldı benden: “Neyiniz var?” “Hiç,” dedim, kalp atışlarımı bastırmaya çalışarak : “Sizin için titriyorum.”

      O günden sonra hayatı yıllarla değil, on yıllarla ölçmeye başlamıştım.   Ellili    yıllarım belirleyici olmuştu, çünkü neredeyse herkesin benden            genç   olduğunun bilincine varmıştım. Altmışlı yıllarım, yanılmak için artık     vaktimin kalmadığı kuşkusuyla en yoğun geçenler oldu. Yetmişliler,     belki   de son yıllarım olabileceği düşüncesiyle korkutucuydu.

 
  Bugün 993217 ziyaretçi buradaydı! Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 
 
Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu SAĞLIK VE HUZUR DOLU NİCE GÜNLERE......
Kapadokya Eğlence Merkezi Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları Submit Your Site To The Web's Top 50 Search Engines for Free! ÜRGÜP Esbelli Mahallesi Butik otelleri  Create FREE graphics at FlamingText.com

Image by FlamingText.com Check  Out My Rank On PRTracking.com!