BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA ÜRETKENDİR, PAYLAŞILMAYAN BİLGİ BATAKLIKTAKİ HAZİNE GİBİDİR.
Siteme Hoş Geldiniz Adil DURUSU
   
  SİTEME HOŞ GELDİNİZ Adil DURUSU
  Kendin Olmak - Wayne DYER
 

KİTABIN ADI                  :           KENDİN OLMAK   (İPLER KİMİN ELİNDE)

YAZARI                           :           WAYNE DYER

 

1.  Özgür olmak, sevdiklerine ve arkadaşlarına sorumluluğunu inkar değil sorumluluk tercihlerinde özgür olmak demektir. 

2.  Yaşamını sürdürmekle ilgili bir konuda karar vermen gerektiğinde kendininkinden başka hiç kimsenin rehberliğine TAMAMİYLE güvenme. Ya da Emerson ‘ın “ Kendine Güven “ de dediği gibi  “Kendinden başka hiç bir şey sana huzur veremez. 

3.  İnsaf!. Bu kadar da olmaz ki. Olayları istediğin şekilde gelişmediklerinden dolayı yargılıyorsun ama hoşlansan da hoşlanmasan da insanlar insafsız olacaktır. Hoşnutsuzluğun onları durdurmaz. Bırak yüce değer yargılarına göre onların ne yapmaması gerektiğini bir kenara. Onların bunu yaptıklarını ve senin buna karşı bir şeyler yapman gerektiğini kabul et ki, yaptıkları yanlarına kalmasın ve bir daha yapmaya cesaret edemesinler. 

4.  Bioloji ve tıpta ihmal edilmesine rağmen, yaşam hakkında sahip olduğumuz en temel gerçek, iradenin vücuda hükmettiğidir. 

5.  Bu insanlara  “büyük” ünvanını yakıştırırken kendini küçülttüğünün farkına bile varmazsın. 

6.  Kendini yüksek makam sahiplerinin sömürü tuzaklarından kurtarmak için öncelikle onların da senin gibi bir insan olduklarını görmeye başlamalısın. Senden daha önemli değiller. Yüksek bir eğitim ve tecrübe sahibidirler ve bu yüzden de ücretleri yüksektir. Fakat bu ücreti sen ödüyorsun. Bu tür ilişkilerde önemsenecek biri varsa o da karşılığında hizmet almak için ödeme yapan müşteri yani sensin. Bir başkasına kendine verdiğinden fazla değer verip, eşit davranış bekleyemezsin. Eşit davranış görmüyorsan, tepeden bakılmasına razı olmak, izin almak, sıra beklemek zorunda kalırsın. 

7.  Bürokrasinin kurbanlarından biri olmak istemiyorsan; onun bir parçası olmayı reddetmelisin. Bazı insanlar yalnızca kendilerini daha önemli hissedebilmek için kurumun parçası olmaya ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaca anlayış göster ve asla öfkeye kapılma.

8.  Korkunun kendisi yeryüzünde var olmamıştır. Sadece korkunç düşünceler ve ürkek davranışlar vardır. 

9.  Her attığın adımda, her şeyin yolunda gitmesi için düşünmeye başlarsan hiç adım atamazsın. Gelecek, kimseye vaat edilmemiştir.. Hayatın kendisi başlı başına bir risktir. Eğer yaşamdan istediklerini elde etmek istiyorsan, paniklemene sebep olan düşüncelerini bir kenara atıp, yaşamın nimetlerinden yararlanmaya başlamalısın. Aslına bakarsan, korkulu düşüncelerin yalnızca kafanda yaşarlar. Gerçekle yüzleşmekten pek hoşlanmazlar. Antik çağlardan bir bilge, “Ben yaşlı bir adamım, hayatım gerçekleşmeyen güçlüklerle doluydu”  demiş. 

10. Eğer korkular nedensiz ise faydaları yoktur ve mutluluğun için onlardan kurtulmalısın. 

11. Eğer büyüklerin sana çocukluğunda böyle davranmışlar ve sen hala onların yüzünden bir takım korkuların esiri olduğunu düşünüyor ve onları suçluyorsan hayırlı olsun, hayatın boyunca onlarla yaşayacaksın. Çocukluğunda yapılanlar değiştirilemez ve sen bu bahaneye sığındıkça hep aynı kalmaya mahkumsun. Anlamalısın ki büyükler sana kendi bildiklerini aktardılar. Şimdi senin sıran. Bildiklerini uygulamaya başla ve yaşamını doğru bildiğin şekilde sürdür. At kendini hayatın ortasına, emekle, başarısız ol, başkasını dene, olmadı değiştir. Kısacası deneyim kazan. Şuna gerçekten inanmalısın; denemek ve deneyim sahibi olmak seni daha akıllı ve başarı şansı yüksek biri yapacaktır. Gerekli deneyimlerden geçmeyi reddetmek “bilmek istemiyorum” demektir. Bilmemek zayıflatır ve başkalarınca sömürülmeni garantiler. 

12. Korku ile yüzleşme arzusuna cesaret denir. 

13. Zayıflıkların yaşamı yönlendirdiğinde eline ne geçer? Korkudan bir şey yapamadığında tek kelimeyle, sömürüldüğünde kendine; “Elime ne geçecek?” diye sor. İlk tepkin “Hiç bir şey” demek olacaktır. Biraz daha derine in ve insanların neden güçlü bir davranış benimsemek yerine sömürülmeyi daha kolay bulduklarını sor. Kontrolü başkalarına bırakmakla, risklerden sakınıp, kendini okkanın altına atmamış olursun. İşler kötü gittiğinde kontrol kimdeyse onu suçlamak, yerin dibine sokmak mümkündür ve sen de böylelikle olaydan sıyrılırsın. Aynı zamanda sömürü düzeninden boş tebrikler almanın konforunu da yaşarsın. Çünkü kolay bir manevra ile “özgür olmak” yerine “sevimli küçük koyun” kalmak seçimini yaparsın. Zayıflıkların yönlendirici olduğunda eline geçen risklerden kaçınmış olmaktır. Ama bazan kendini kösteklemene yol açabilirse de, zihinsel ve davranışsal anlamda yaşamın kalitesini geliştirirken, kendi kendini ödüllendirme sistemine şükretmenin önemini, aklının bir köşesine yaz. 

14. Sen kimseden daha az önemli değilsin. Eğer yaşamını gücünün yönlendirmesi konusunda ciddi adımlar atmak istiyorsan, kendini önem ve değer olarak başkalarından daha aşağılarda görmekten vazgeçmelisin. Ne zaman bir başkasına kendine duyduğundan fazla saygı gösterirsen, sömürü tuzağını kendin kurmuş olursun. Bazan başkalarına kendinden daha fazla saygı göstermen sosyal bir gelenek gereğidir. Sıfatları, ünvanları kullanmak gibi.kendini ifade edebilmek için bu geleneği yıkmak zorunda kalabilirsin. Başkalarını sömürmekte ustalaşmış kişiler, onlara ünvan veya sıfatları ile hitap etmen konusunda ısrar ederken sana adınla hitap ederler. 

15. Herkesin kendinden daha önemli olduğuna inanan bir koyun yerine, değerli, etkili, kendini önemseyen biri ol. 

16. Birçok anne ve baba, hizaya sokmakta en çok zorlandıkları çocuklarını, daha çok takdir ettiklerini bana defalarca itiraf etti. 

17. Oyunun adı güçtür. Sen gayret ettikçe insanlar daha çok saygı duyacaklardır. Gücünü tüketen korkuları kendi beynin üretir ve korkulara yenildiğinde, eline geçenlerin sana pek faydası yoktur. Yaşamı gönlünce sürdürmek cesaret ister, fakat cesaret doğuştan gelen ve sonsuza kadar orada olacak bir özellik değildir. Her meydan okuyuşunda içinde hissetmen gerekir. 

18. Yaptığında mutsuz olacağın bir şeyi yapmama özgürlüğünü kullandığın için arkadaşlarının seni sevmeyeceklerinden korkuyorsan, kendine, “istediğim gibi davrandığımda benden hoşlanmayacak arkadaşlara gerçekten ihtiyacım var mı?” diye sor. 

19. Her şeyi daima yaptığın gibi yapmaya devam edersen, gelişme ve büyüme imkansızdır.

20. Hayvanlar, bitmiş şeylere takılıp, dikkat sarf etmezler. Tatlı anılardan yoksundurlar. Anlamsız düşüncelere dalmak veya karşılıklı çamur atmak yetenekleri olmaması da nimettir. Yaşadıkları an için, o anın şartlarına göre davranırlar.

21. Yalnızca bu anı yaşayabileceğine göre eskide kalanların seni incitmesine izin vermek abesle iştigal ve kendini inkardır. Geçmiş dışında, değişmesi imkansız ve sinirlenmenin mantıklı hiç bir sonucu olmayacak daha birçok şey var. Ya bunları oldukları gibi kabul etmeyi öğrenirsin ya da onlarda rahatsızlık duymaya devam edersin. Değiştirmek için hiç bir şey yapamayacağını açıkça kabul etmen gerekenler;

·         Hava Koşulları

·         Zaman akış hızı

·         Vergiler

·         Yaşın

·         Başkalarının senin hakkındaki fikirleri

·         Tarihi olaylar

·         Boyun ve Genel görünüşün

·         Diğerlerinin Hastalıkları

·         Ölüm

·         Doğa

 

22. Değiştiremeyeceklerini sevmeyi öğren, hem de çok. Onlar senin. 

23. Seni sömürmek isteyen, konuyu senin geçmişte yaptıklarına getirdiği sürece istediğini elde edemezsin. 

24. Aşağıda geçmişe yönelik yedi cümle var. Bunlar insanları cezalarına gönüllü katlanmaya razı etmek için kullanılan çeşitli yöntemlerden bazılarıdır.

·           Niye böyle yaptın?

·           Önce bana sorsaydın

·           Ama biz hep böyle yaparız.!

·           zaman böyle demiyordun ama....

·           Keşke şöyle yapmasaydım.

·           Normaldir, olur böyle şeyler.

·           Kimin hatası?

 

25. Bize hatırlamayı öğretirler. Neden unutmayı öğretmezler? Yaşayan hiç bir insan yoktur ki, yaşamının bir yerlerinde hatıraların bir tanrı lütfu olduğu kadar da bir lanet olduğunu düşünmemiş olsun. 

26. Hepimiz hata yapmıyor muyuz?. Ve unutma, onların eskiden yaptığı hataya kızgın olmakla yaşamında az da olsa etkili olmalarına izin vermiyor musun? 

27. Bireylerin dünyasında kıyaslamak anlamsız bir aktivitedir. 

28. İnsanlar gerekli cevapları içlerinden bulup çıkartamadıklarında ise hazır sunulmuş standarda başvururlar; başkaları ile kıyas. Herkes bundan memnundur çünkü herkesi hizada tutar. 

29. Hiç bir şey akıl sağlığından daha kutsal değildir. 

30. Benzersiz olmanın yanı sıra, kabullenmememiz gereken başka bir kavram da daima yalnızlığımızdır. Evet, yalnız! Yüzlerce insanla çevrili, biri ile sevişiyor veya bir hücreye kitlenmiş olmamız bir şey değiştirmez ve asla hiç kimse bir diğerinin hissettiklerini hissedemez. Yalnızlık kaçınılmazdır. Varoluşun temel kurallarından biri de benzersiz düşünce ve duygularımızla yapayalnız olduğumuzdur. 

31. Dünyanın en güçlü kişisi, en yalnız ayakta durabilendir. 

32. Her bireyin doğasında kendi güzelliği vardır, ve her aklın kendi yöntemi olmuştur.     Gerçek insan, kurallar sayesinde asla bir şey elde etmez. 

33. Birileri kendi değerlerini başkalarına güç gösterisi yaparak anlayabiliyorsa, bu gösteri alışkanlığını sürdürebilmek için her şeyi yapacaklardır. 

34. Aşağıda dikkati başkalarına çekerek sömürme amacı ile sık kullanılan cümlelerden bazılarını sıraladım. Kendin veya başkaları tarafından seni hedeflerinden alıkoymak için kullanılan bu sözlere karşı uyanık ol..

¨              Sen, neden ...... gibi olamıyorsun?

¨              Senden başka şikayet eden yok!

¨              Dünyada herkes senin gibi yapsaydı...!

¨              Elindekiyle yetinmelisin.

¨              Olay çıkartma! Beni yerin dibine sokuyorsun.

¨              Neden kardeşlerin gibi olamıyorsun?

¨              Onlar böyle istiyorlar. Buna izin vermezler. Onlar şöyle yaparlar.vb.

¨              Bu bir Tanrı buyruğudur.

35. Zorlamadan, eğlenceli ve rahat yaşayanlar en etkili insanlardır. Bir şampiyonun hareketlerine dikkat et, sanki çok kolaymış gibi görünür. Bir sanatçının sanatını icra edişi de öyle. Doğal görünür çünkü onlar yaptıkları ile savaşmazlar. Genellikle kendilerini zora koşan ve yaptıkları işi gereklilik olarak görenler başarısız olurlar. Kazanmak zorunda olduğunu düşünen bir şampiyon şampiyonluğu başkasına kaptırır. 

36. Yüce gönüllere en büyük saldırı daima sıradan akıllardan gelmiştir. 

37. Başkalarına açıklama yapmak zorundaysan, seni her zaman anlamaları için çaba harcıyorsan, davranış ve sözlerinle seni önemsemelerini sağlamaya çalışıyorsan, o zaman sen sakince etkili olamayan birisin. 

38. En iyi ilişkilerde insanlar bir diğerinin her yaptığını analiz etmek yerine, onu olduğu gibi kabul etmişlerdir. 

39. Eğer şöyle bir düşünürsen, iki değişik insan olduğunuz, birbirinizi her zaman tamamiyle anlayamayacağınız, aslında bunu istemenin de yanlış olduğu gerçeğine varacaksın. Öyleyse neden birbirinizi olduğu gibi sevmek için gayret etmeyesiniz. 

40. Kendini ispatlamaya çalışmak demek kanıt göstermek zorunda olduğun kişiler tarafından yönetilmek demektir. 

41. Zarafet ya da incelik; başkalarının kendilerini incitmelerine dahi sebep olmamak demektir. 

42. İnsanlar evliliklerinde ve aile yaşamında kendilerini özgür hissetmiyorlar, çünkü genelde devamlı kendilerini ispatlama zorunluluğu veya daima anlaşılmama korkusu duyuyorlar. Bu iki faktörü ortadan kaldırmak mümkün olsaydı , boşanma ile neticelenen birçok evlilik kurtarılabilirdi. 

43. Melankoli ile yaşamlarını baltalayan insanlardan sakın. 

44. Kimsenin onları anlamadığını iddia ederek başkalarını sömürürken, diğer taraftan da anlaşılmamak için ellerinden geleni artlarına koymazlar. Kesinlikle memnun olmazlar ve asla kendi problemlerini çözmeye istekli değildirler.

45. Büyük olmak yanlış anlaşılmaktır. 

46. İnsanlar sana, senin onlara öğrettiğin gibi davranırlar. 

47. O , kötülüğünü sergileyen değildir ama onu bakış açımızdan dolayı biz hakaret olarak algılarız, böylelikle birileri sizi tahrik ettiğinde, tahrik olma fikri size aittir. 

48. Seni inciten başkalarının davranışları değil, onların hareketlerini nasıl algılayacağına dair senin verdiğin kararlardır. İncinme hakkında beklenti ve davranışlarını değiştirdiğin zaman kısa sürede göreceksin ki, artık kullanılmıyor ve sömürülmüyorsun. 

49. Çocuklar yalnız kaldıklarında anlaşmazlıklarını çözmekte mükemmeldirler ve nadiren hakeme ihtiyaç duyarlar. Yeter ki ilgiye veya hakemin sağlayabileceği avantaja gereksinim duymasınlar. İşlerine karışmayıp hakemliğe heveslenmezsen onların düşünme yeteneklerini geliştirmeyi, kendi imkanlarıyla yetinmeyi ve başkalarını sömürmeden yaşamayı öğrenmelerine yardımcı olursun. 

50. Katlanmanın bittiği yerde eşitlik başlar. 

51. Evdekilerden herhangi biri kendi sorumluluklarını üstüne yıktığında, şikayet ediyor ama yine de üstleniyorsan unutma böyle davranmayı o kişiye sen öğrettin. 

52. Başkalarına şikayetsiz yapacağını öğretirsen bunlar otomatikman ölene kadar senin sorumluluğun haline gelirler. 

53. Dayak yeme ya da odaya gönderilme pahasına olsa bile çocuklar anne babalarını öfkelendirme konusunda birer uzmandırlar. Bunu da o anda ilgi odağı olabilmek için yaparlar. 

54. Madem sen yaptıklarınsın o halde, yapmadığında sen değilsin. 

55. Asla bir kuruma sadakati ve diğer şeyleri kendine sadakatten üstün tutma. 

56. Hayatta hiç bir şey mutluluğun pahasına kendini adayacak kadar değerli değildir. 

57. Özgürlük, başkalarının sömürüsünden kurtulmakla sınırlı değildir. İşler, şirketler ve diğer insan yapımı kurumlar gibi şeylerin etkisinden de bağımsız olabilmek tam anlamıyla özgürlük demektir. Bazı insanlar kişisel özgürlükleri için aile ve arkadaş ilişkilerinde canlarını dişlerini takıp savaş verirler. Birey olarak saygı talep eder ve yaşamlarını nasıl sürdüreceklerine karışılmasından kesinlikle hoşlanmaz ve izin vermezler ama işlerinin ya da hizmet ettikleri kurumun esiri olmuşlardır. Genellikle zamanlarını nasıl düzenleyeceklerini bilemezler, günlük yaşamlarının akışını kendi ellerine alamazlar. Nadiren kendileri ile barışık ve huzur içindedirler. Kafaları daima yarış halindedir. Asla işlerinden bir şeylere ayıracak enerjileri yoktur. Ne komiktir ki bu insanlar kimsenin onlara sahibi olamayacağını ve bağımsız olduklarını savunurlar. 

58. Sadakat kölelik değildir. Bir kuruluşa bağlı olabilir, kendini doğruluk ve şerefle görevlerine, onların kölesi olmadan adayabilirsin. Dünyada kayıtsız şartsız sadık olman gereken en önemli kişi kendinsin. Hayat, önünde birçok seçenek dururken, bir kurum veya iş tarafından kontrol edilsin diye harcanmayacak kadar kısa. 

59. Başarılı her kişi başarısını yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce yenik insana ödetir. 

60. Bazan daha fazlası, daha azdır. 

61. Zengin insanlar, daha zayıf, daha aç oldukları, daha küçük şeylerden mutluluk duydukları, sevginin para ile ölçülmediği günlerden daha çok bahsederler. 

62. Kendi fikirlerini konuya sokmadan ve konuyu kendileri ile ilgili alana çekmeden başkalarının ilgilendikleri konuları dinlemeleri neredeyse imkansızdır.

63. Eğer altı ay sonra öleceğini bilseydin, şimdi yaptıklarından farklı ne yapardın? Sonra  kendine çok gerçekçi bir soru yönelt ; “Niçin Yapmıyorum?” Şimdi kalk ve yap! 

64. Örneğin; insanlar genellikle “Ne kötü (veya ne güzel) bir hava” gibi zararsız görünen cümleler kullanırlar ama bunlar gerçekliğe dayanmaz. Gün, senin ona eklemeye karar verdiğin yargıya göre iyi veya kötüdür. Eğer yağmurun kötü olduğuna ilişkin bir yargın varsa bu yargıyı her yağmurlu günde kullanırsın ve dünya üzerinde birçok insan (çiftçiler hariç) bu yargına katılır. Fakat gerçekte; o gün de herhangi bir gündür ve sen nasıl yargılarsan yargıla olduğu gibi devam edecektir.

65. Gerçek, senin istek ve arzularından etkilenmeden olduğu gibi yalın gerçekliğini sürdürür.

66. Gerçeklere sinirlenmek sadece çılgınlıktır. 

67. İnsan, yüzü kızaran veya buna ihtiyaç duyan tek hayvandır. 

68. En basit ve eski yöntem; bir renge veya boşluğa konsantre olup tek sesli bir kelimeyi tekrarlayarak, düşünceleri yavaşça ve zorlamadan zihinden uzaklaştırmak, sessizlik ve gevşemeyi deneyimlemektedir. 

69. Bir organizma üzerine içerden veya dışardan stres yüklendiğinde, zihin organizmanın yapmaya uğraştığı şeye karşı faaliyet gösterir. 

70. Bir başka insanla sadece içinde yaşadığın anı paylaşabileceğini kabul et. 

71. Seninle veya senin için çalışanların, eşin, çocukların ve seninle birlikte yaşayanların sana bir borçları olduğu yanılgısından sıyrıl. Hiç kimsenin sahibi değilsin ve kaşlarını çatarak onları seninle aynı şekilde düşünmeye ikna edemezsin. Eğer ikna edebiliyorsan her iki taraf için de umut yok demektir. Bu bilgi ile donandığında, diğerlerine kendine has bireyler olma şansı verirsin ve birçok baş ağrısı ile sömürü tehlikesinden uzak yaşarsın. Senden genç olanlara rehberlik, isteyenlere yardım edebilirsin ama asla birinin sahibi olamazsın ve ne kadar sinirlenirsen sinirlen bu gerçeği değiştiremezsin. 

72. Başarı bir yolculuktur, varış noktası değil. 

73. Bütün zayıf insanlar gibi fikrini değiştirmemek için aşırı stres yüklenerek direniyordu. 

74. Kararlılık ile inatçılık arasındaki fark, birinin genelde güçlü bir iradeden diğerinin ise güçlü bir olumsuzluktan gelmesidir. 

75. Bir alanda çalışmak istiyorsan nasıl yapılması gerektiğini ve herkesin nasıl yaptığını boşver. Kendi yolunla ve bir gün başaracağını umarak yap. Başaracaksın. Aksi halde şu anda olduğun yere çakılı kalacaksın. Yapılacak hiç bir şey olmadığını söylediğinde içinde bulunduğun sömürüyü savunmaktan başka yapacak bir şeyin olmayacak. 

76. Yaşamın her durumda kendi seçiminin ürünüdür. Kendi tarzını yaratıcı canlılığa doğru değiştirmek için sağlıklı seçimler yapabilme kapasitesine sahipsin.

 
  Bugün 987824 ziyaretçi buradaydı! Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 
 
Siteme Hoş Geldiniz Adil Durusu SAĞLIK VE HUZUR DOLU NİCE GÜNLERE......
Kapadokya Eğlence Merkezi Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları Submit Your Site To The Web's Top 50 Search Engines for Free! ÜRGÜP Esbelli Mahallesi Butik otelleri  Create FREE graphics at FlamingText.com

Image by FlamingText.com Check  Out My Rank On PRTracking.com!